MAKALE

Müzik üzerine: İnsan, böcek ve kuşlar

08.10.2019


Paylaş:

Müzik, insan olmanın belki de en samimi dışa vurumu. Ancak bunu başta canlılarla da paylaştığımız aşikâr. Özellikle kuşlar ve böceklerle!.. Bir ardıç kuşunun sesinin ne kadar müzik olup olmadığı tartışmaya açıkken, bu ifadenin bir metafordan daha derin olduğu kesin...

 

Bio-müzikoloji insan müziğiyle hayvan sesleri arasındaki benzerlikler üzerine yoğunlaşan bir bilim dalı. Her iki tarafın benzer yapıları, kalıpları ve ritimleri var. Ancak bunlar da kendi içlerinde doğada farklılıklar gösterebiliyor. Örneğin yağmurun vurduğu ağaç veya taşların çıkarttığı doğal ritimler gibi... 

 

Müzisyenler insanın DNA patern'lerini notaya uyarladıklarında Barok dönemine ait bir müzikle karşılaştılar. Genel olarak duruma bakıldığında müziğin evrenselliği aşikâr!.. Müzik konusundaki algıysa her canlı varlıkla değişkenlik gösteriyor, özellikle işin içine kültür girdiğinde. Örneğin Antik Yunanlılar cıcır ve benzer böceklerin sesini (müziğini) tercih ederken İngilizler özellikle ötücü kuşları tercih etmişler.

 

Antik Yunanlılar için ağustos (cırcır) böcekleri ve çekirge genellikle görülmeyen ancak sadece sesleriyle tanınan haşerelerdi. Böceklerin vücutlarındaki belli bölgeleri birbirine sürtmeleri sonucunda çıkarttıkları sesler özellikle açık alanlarda yüksek sesle duyulup hayret oluşturuyordu. Genelde erkek cinsinin çiftleşmek için çıkarttığı flört ritimleri olan bu sesler, senkronize bir formatta doğayla bütünleşir. Çekirgelerin sesi ise melodik olmayıp oldukça sakin ve istikrarlıdır. Bilhassa açık arazideki kuşların ve diğer canlıların seslerine refakat edecek şekilde ritim tutarark aynı zamanda bir dönemin başlangıcını da ifade ederler. Günümüzde hâlâ sonbahar başlangıcını çekirge sesleri belirler, sesler kesilmeye başladığında doğa kış sinyalleri vermeye başlar. Bu devrede etrafta pek çok ölü çekirge gözlemlenir. Bu durum özellikle Aesop (Ezop)’un Karınca ve Çekirge öyküsüne konu olur.

 

Elbette bazı kültürlerde böceklerin sesi pek olumlu karşılanmamakta... Örneğin Almanlar nörotik saplantısı olan bir kişiyi “kafasında çekirgeler var” olarak ifade eder. Bazı kültürlerde ise sürekli tekrar edilen ritim, bilinçliliğin göstergesi olarak kabul edilir. Aynı böcekten çıkan aynı ses, farklı iki kültürde tamamıyla zıt anlamlara gelebiliyor. İyi veya kötü müzik gibi.

 

Ağustos böcekleri ağaçlar arasında süzülen yaratıklar olarak bilinirler. Hoş seslerini tüm ağustos ayı boyunca duyar ve dinlersiniz. Ancak daha sonra müziğini tamamlarcasına bu böcekler ölür ve ağaçtan düşer. Bir müziğin son notası gibi, kulağımızda çınlamaya devam eder ama aslında o güzel melodi bitmiştir. Platon’a göre ağustos böcekleri zamanında aslen birer insandı. İlham perileri ellerindeki sanat ve müzikle ilk defa dünyaya ayak bastıklarında bazı insanlar bu yeni hediyeler karşısında ister istemez büyülenmişti. Bunun karşısında ise yemeden içmeden kesilip hiç susmadan şarkı söylemeye başladılar. Belirli bir süreden sonra ise mutlu bir şekilde bu dünyadan göçüp gittiler. Sonra ilham perileri mucizevi bir şekilde, bu insanları besine ihtiyaçları olmaksızın mutlu bir şekilde şarkı söylemeleri için ağustos böceği olarak tekrar hayata getirdi. Bu süreçte sanat ve müzikle uğraşan insanları ilham perilerine raporladılar.



 

Modern çağdan önce, doğanın sesi (müziği), gece ve gündüz her yerdeydi. O dönem yapılan inşaatlar bile bu güzel sesleri dışarıda tutamazdı. Kuşların sesleri özellikle dinlenirdi, zira bu sesler sayesinde günün belirli saatleri işaretlenirdi. Örneğin guguk kuşu ilkbahar kuşu olarak bilinir, tarlakuşu erken saatlerin habercisi, bülbül ise gecenin kuşudur. Böylece kuşlar hem elverişli birer araç hem de şiirsel unsur oldu. Kuşlar zamanı belirleme konusunda o kadar önemli bir konuma geldiler ki, ilk üretilen mekanik saatlerde guguk kuşu saati bildiren bir ikon olarak kullanıldı. Guguk kuşu Batı edebiyatında erkek olarak lanse edilirken, bülbül her zaman dişi olarak gösterildi ve guguk kuşu genellikle mutsuz olarak tanımlandı. Belki de bundan dolayı bülbülün müziği her zaman guguk kuşuna kıyasla daha bereketli ve mutlu olarak kabul edilmekte...

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20