SÖYLEŞİ

Rus piyano eğitimi ekolünün kaptanı İstanbul'daydı

27.10.2019


Paylaş:

Rusya’nın en iyi özel müzik eğitimi kurumu olarak değerlendirilen Gnessin Müzik Okulu’nun müdürü, duayen piyanist, şef ve eğitmen Mikhail Khoklhov’la, Rusya’da çocuklara ilk piyano dersinin nasıl verildiğini göstermek amacıyla 15 Ekim’de Rusya İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov’un ev sahipliğinde, konsolosluk binasında gerçekleştirilen etkinlik öncesinde sohbet etme fırsatı yakaladık.
 

Başında bulunduğunuz Gnessin Müzik Okulu’nu özel kılan, ayırt edici niteliklerinden bahseder misiniz?

Gnessin’de ilköğretim kademesinde okul dersleriyle müzik dersleri bir arada yapılıyor. Eğitim diğer okullardaki gibi 15 yaşına kadar değil, 18 yaşına kadar sürüyor. Ayrıca bizim iki yıl hazırlık okulumuz var, yani çocuklar okula yedi yaşında değil beş yaşında başlıyorlar ve bu iki yılda öğrenciye yoğun bir şekilde yalnızca müzik eğitimi veriliyor. Örneğin, bu akşam performans sergileyecek olan öğrencimiz Maya Eremina da beş yaşından bu yana okulumuza devam ediyor.


Tarihi 1895 yılına kadar uzanan Gnessin’de 1989 yılından bu yana yöneticilik yapıyorsunuz. Sizin yönetimi devralmanızın ardından Gnessin, 1998 yılında Rusya’daki en iyi özel müzik okulu seçildi. Bir piyanist ve orkestra şefi olmanın yanında, bu kadar önemli bir eğitim kurumunu yönetmek nasıl bir his?
 

Bu soruya çok kısa bir yanıt verebilirim: Mezunlarından biri olduğum ve bir ebeveyn gibi görüp sevdiğim okulumun idaresinde olmak çok güzel bir his. Attığım tüm adımda sevgiyle hareket ediyorum. Bunun sevgiden başka bir sırrı yok. Ayrıca okulun başarısı tam olarak benden kaynaklanmıyor, bu başarıyı okulun eğitmen kadrosuna, yüksek eğitim kriterlerine, kaliteli müfredatına borçluyuz.
 

125 yıllık bir geçmişi olan Gnessin’de 30 yıldır müdürlük yapıyorum. Bu çok uzun bir zaman… Bir idareci olarak herkese huzurlu bir ortam sunmak durumundayım. Ancak okulun başında bulunan kişi olarak, dostluk ilişkilerimi bir tarafa bırakıp profesyonel kriterler aramalıyım. Başarının sırrı her zaman bu olmalıdır, kriterleri kimseyi kayırmadan uygulamak.


Pek çok ulusal ve uluslararası müzik yarışmasında jüri üyeliği yapmış ve öğrencileri birçok yarışmadan dereceyle dönmüş; bu yılki Çaykovski Yarışması’nın ikincisi Dmitriy Shishkin’in hocası olarak, müzik yarışmalarıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Öğrencilere ve eğitmenlerine yarışmalarla ilgili neler önerirsiniz?
 

Ben yarışmaların müzisyenlerin kariyerleri açısından olmazsa olmaz basamaklardan olduğunu düşünüyorum. Aslında bu müzisyenler arasında hep tartışılan bir konudur. Ancak müzik yarışmaları yüzyıllardır yapılıyor ve iyi müzisyenleri bir araya getirmenin daha iyi bir yolu henüz bulunamadı.
 

Her şeyden önce, dozaj çok iyi ayarlanmalı. Burada eğitmene çok büyük görev düşüyor. Elbette tüm eğitmenler ve aileler kendi çocuklarının sürekli başarılı olduğunu, alkışlandığını ve hemen meşhur olduğunu görmek istiyorlar. Yarışmalara yetersiz katılım gelişimde yavaşlamaya, aşırı katılım ise başka sıkıntılara neden olabilir. Bu konu Gnessin’de de bazen problem yaratabiliyor. Çünkü bütün öğrencilerimiz çok iyi çalıyor ve herkes bir an önce meşhur olmak istiyor. Bunun önüne geçmek için dozajı iyi ayarlamak lazım.
 

Yarışmaların sonucunun güvenilirliği de başka bir sorunsal… Eğer jürinin verdiği kararla halkın fikri uyuşursa her şey yolunda demektir. Ancak fikir ayrılığı olursa yarışma hemen internette karalanmaya başlar. Ne yazık ki bazı yarışmalarda torpil durumları ve sonuca etki eden başka baskı unsurları olabiliyor. En çok yarışmanın ana sponsorunun sözü geçebiliyor mesela… Bir de Eurovision’dan da bildiğimiz politik konular var, bu sorunlar çok prestijli yarışmalarda bile yaşanıyor. Bazen de jüri bir denge politikası izlemek durumunda kalıyor. Örneğin, bir ülkeden katılan beş yarışmacının hepsi çok iyi çalsa bile hepsine birden ödül verilemeyebiliyor. Diğer ülkelere de pay vermek gerekiyor. Ben bu denge mekanizmasını Amerikan filmlerinde iyi ve kötü insanların beyazlar ve siyahlar arasında eşit dağıtılmaya çalışılmasına benzetiyorum.


Okulun başına geçtikten hemen bir yıl sonra, 1990 yılında, 13-16 yaş arası okul öğrencilerinden oluşan Gnessin Virtüozları Orkestrası’nı kurdunuz. Sizi bu orkestrayı kurmaya iten etmenler nelerdi?
 

Ben göreve geldiğimde okulda sadece orkestra dersleri vardı, ancak okulun bir orkestrası yoktu. Dolayısıyla ilk olarak bu eksiği tamamlamak istedim. Bir müzisyenin en çok ihtiyacı olan şeylerden biri orkestrada çalmaktır. Ben şu anda bile okuldaki orkestra çalışmalarını yetersiz görüyorum. Okulda daha çok orkestra çalışması yapılmasını istiyorum ama devletin belirlediği müfredattaki saat sınırını aşamadığımız için yapamıyorum.

Orkestramızın üyeleri her iki yılda bir değişiyor, bugüne kadar 600’den fazla öğrencimiz çaldı. 


Orkestra oldukça başarılı bir profil çiziyor. 30’un üzerinde kayıt yapan topluluk, uluslararası müzik festivallerine katılıyor ve ödüller alıyor. Bu başarının sırrı nedir?

 

Motivasyon meselesi çok önemli… CD, DVD kayıtları ve konserler orkestra üyeleri için büyük motivasyon kaynağı. Tüm öğrenciler çok çalışmaları gerektiğini biliyorlar. Provada şefin herhangi bir orkestra üyesine ters bir bakış atması bile büyük bir kriterdir. Aslında bu bir gençlik orkestrası ama atmosfer profesyonel bir orkestranın atmosferinden farksız.




Bugün gerçekleşecek olan etkinliğe dair bilgi verebilir misiniz?


Öncelikle Rus piyano eğitimi ekolünün tanınması ve yayılması uğrunda sarf ettiği çabadan ve uzun emekler neticesinde ortaya çıkardığı Piyanoya İlk Adım kitabından ötürü Amine Agistova’ya teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu kitabın Rusya ve Türkiye arasındaki kültürel bağların gelişmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Aslında bugün burada olmamın sebeplerinden biri de bu kitap. Bugün gerçekleştireceğimiz etkinlikle minik piyanist Kaya Güvercin eşliğinde, Rusya’da piyanoya yeni başlayan minik müzik öğrencilerine ilk dersin nasıl verildiğini göstereceğiz. Bugün burada olmamıza ve bu etkinliği gerçekleştirmemize olanak tanıdığı için Rusya İstanbul Başkonsolosluğu’na da minnettarız.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20