CD-DVD

Floransa Operası'ndan güzel bir sürpriz

06.11.2019


Paylaş:

Floransa Operası arşivindeki çok değerli kayıtları CD olarak yayınlamaya başladı. Bunlar içinde belki de en önemlisi 1979 yılında yapılan Madama Butterfly temsili. Raina Kabaivanska’nın başrolünü söylediği temsil birkaç bakımdan satın alınmaya değer.

 

Madama Butterfly karakterinin zorluğu, değişen ruh hâlini ve aradan geçen zamanın onu nasıl değiştirdiğini ikna edici bir şekilde aktarmada. İlk perdede tamamen naif bir genç kızken ikinci perdede kadın olgunluğuna yaklaşan ama içinde hâlâ bir çocuk taşıyan, zaman zaman çocuktan kadına, kadından çocuğa geçiş yapan bir karakter olmalı. Üçüncü perdede ise hayatla yüzleşmiş, belki de birkaç saat içinde tam bir kadın olmuş bir karakter Butterfly. Hem daha dramatik tınılı sopranolar tarafından (R. Tebaldi, A. Stella, G. Jones, L. Price, J. Varady) hem de lirik sopranolar tarafından (A. Moffo, M. Freni, T. dal Monte, R. Scotto) söylenen bir rol. Dramatik tınılı sopranolar rolün çocuksu yanını gerektiği ölçüde yansıtamazken, trajediyi yansıtma ve dolu dolu Puccini orkestrasının altında yetersiz kalabilme konusunda bir sıkıntı yaşamaz. Lirik sopranolar ise küçük kız naifliğinde geçen, piyano söylenmesi gereken o muhteşem Puccini lirizmini yansıtan frazlarda ve içsel bölümlerde başarılı olur. Her iki özelliği de içinde barındıran, karakterizasyon bakımından her bir kelimenin hakkını veren, müzikal olarak sonsuz nüans bulmuş, piyanoları ve orkestrayı rahatça aşan forteleriyle eşsiz bir Butterfly karakteri yaratmış soprano kanımca Maria Callas’tır. Onunkinden sonra tercih ettiğim Butterfly yorumları Anna Moffo’nun E. Leinsdorf ve Renata Scotto’nun J. Barbirolli ile yaptığı kayıttaki yorumlarıdır.

 

Kabaivanska bu rolü ilk olarak 1966 yılında repertuvarına kattı ve neredeyse 30 yıl boyunca da söyledi. Rolün tüm gerekliliklerini anlamış, karakterin özelliklerini özümsemiş olduğu bu dönem, vokal ve enterpretasyon olarak sanatçılığının zirvesinde olduğu bir dönem. Kabaivanska’nın ses vibrasyonu oldukça sık. Orta tonlar dolu dolu, yuvarlak ve kubbeli iken forte tiz tonlarda ses rengi karakter değiştirip daha açık oluyor ve yuvarlaklığını yitirip keskinleşiyor. Aynı notalarda yaptığı piyanoları ise harika, adeta havada asılı kalmış bir tüy gibi. Özellikle birinci perdede oldukça kadınsı ve neredeyse “soğuk” bir portre çiziyor. Zaman zaman Butterfly karakterinden çok Tosca karakterine bürünmüş gibi geliyor dinleyiciye. İkinci perdede özellikle Sharpless ile olan sahnelerinde olması gerektiği gibi daha çocuksu, daha saf. Karakterizasyonu nedense içsel olmaktan çok, çok iyi çalışılmış hissini veriyor. Final aryası olan“Tu, tu piccolo Iddio” mükemmel söylenmiş. Dramatik aksiyonu ve olması gereken gücü harika yansıtıyor. Çok tecrübeli, usta ve yetenekli bir sopranonun Butterfly yorumu…

 

Tenor Giorgio Merighi, La Favorita’danTurandot’a, Pagliacci’den Un Ballo in Maschera’ya, Khovanshchina’dan Aida’ya, Andrea Chénier’den Louise’e oldukça geniş repertuvarı olan ve çok farklı stillerde uzun yıllar boyunca şarkı söylemiş bir tenor. Belki alışılagelmiş dramatik tınılı ve büyük sesli bir Pinkerton değil ve tiz notalardan orta rejistere geçerken yaptığı portamentolar her dinleyicinin hoşuna gitmeyebilir fakat pırıl pırıl sesiyle ve cömert söyleyişiyle, müzikalitesiyle etkileyici bir ses. Özellikle tenora tesitür olarak sıkıntı yaratabilecek “Amore o grillo” ve birinci perde aşk düeti “Bimba dagli occhi” büyük bir rahatlık ve emniyetle adeta akarak dinleyiciye ulaşıyor. Pinkerton’un “Addio fiorito asil” aryası ise teknik sağlamlık, bir bağ içinde söyleyip asla o bağı kaybetmeme ve müzikalite açısından adeta ders niteliğinde.

 

Bariton Giorgio Zancanaro, Sharpless rolünde büyük bir lüks! Sıcak sesi, volümü ve tınısıyla vokal olarak uzun olmayan bu rolde oldukça etkileyici. ErnaniAttilaLucia di Lammermoor gibi eserlerde söylediği büyük rollerin tecrübesiyle yorumluyor rolünü. Özellikle Butterfly’la olan düetlerindeki müzikalitesini ve yuvarlak tonlarını duymak büyük bir keyif.

 

Mezzosoprano Flora Raffanelli, sıradan bir Suzuki portresi çiziyor. Soprano ile olan düeti “Scuoti quella fronda”da zaman zaman ve üçüncü perdedeki “Come una mosca” frazında entonasyon ve ritim problemi yaşıyor.

 

Franco Ricciardi, on yıllarca söylediği sayısız yan rolün biri olan Goro’da yine neden vazgeçilmez bir seçim olduğunu kanıtlıyor.

 

Bu temsilin en büyük yıldızı ve en büyük övgüyü hak eden kahramanı orkestra şefi Gianandrea Gavazzeni! 20. yüzyılın en büyük opera şeflerinden biri olduğunu bir kez daha bize gösteriyor. Orkestradaki her bir enstrümanı duyabiliyoruz. Adeta bir Richard Strauss zenginliği yakalıyor ve Puccini’nin müziği okyanus dalgaları gibi dinleyiciye ulaşıyor. Neredeyse her bir fraz büyük bir müzikalite içeriyor. Puccini için vazgeçilmez olan rubatolar yerli yerinde ve dozunda. Eserin tansiyonu bir an bile düşmüyor, her bir akorun bir manası var. Orkestra bir an bile şancıları bastırmıyor. Balans mükemmel. Çoğu zaman kulağım solistlerden ziyade orkestraya gidiyor nasıl bir nüans, nasıl bir müzikalite yapıyorlar diye. Bir kez daha hayran kaldım gelmiş geçmiş en büyük orkestra şeflerinden biri olan Gianandrea Gavazzeni’ye.

 

Puccini’nin ikinci perde finalinde özellikle kapalı ağızla söylenmesini istediği koro gerek koristler gerekse orkestra tarafından adeta rüya gibi icra ediliyor. Dinlediğim en etkileyici yorumlardan biri. Floransalı seyirciler de bitmek bilmeyen tezahüratlarıyla taçlandırıyor bu yorumu. Elbette koro bu bölümü Puccini’nin istediği gibi kapalı ağızla mırıldanarak söylüyor, kimi zaman yapılan (bu bölümün tüm özelliğini yitirten) ve bestecinin isteğine karşı gelen bir şekilde “A” vokaliyle değil!

 

Oldukça geniş bir diskografisi olan Madama Butterfly bu yeni yayınlanan CD ile daha da zenginleşti. Dilerim Floransa Operası’nda sahnelenen diğer çok önemli temsiller de CD olarak bizlere ulaşmaya devam eder.

 

Giacomo Puccini
Madama Butterfly
Gianandrea Gavazzeni (şef)
Floransa Operası Orkestra ve Korosu
Opera Fİrenze, 2017

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20