Konser-Opera

Ambrogio Maestri Scarpia'da yıldızlaştı

26.12.2019


Paylaş:

Yeni jenerasyonun başarılarıyla adını duyuran genç seslerinden tenor Berk Dalkılıç, Almanya’nın köklü sanat kurumlarından Berlin Alman Operası’nda izlediği Tosca’yı okurlarımız için değerlendirdi.

 

23 Kasım akşamı Deutsche Oper Berlin sahnesinde seyretme fırsatı bulduğum, Puccini’nin en önemli eserlerinden Tosca mükemmel bir reji ve sahne kurgusuyla seyircinin karşısındaydı.

 

Öncelikle Almanların gerçekten iyi olduğuna inandığım temel konulardan sahne kurgusu ve rejiyle başlamak istiyorum… Daha önce Staatsoper Berlin’de izlediğim Don Giovanni’yle ilgili olarak da bu temsilde de yaşadığım, sanki bir sinema filmi seyrediyormuş hissiyatından bahsetmiştim. Bu deneyimi Deutsche Oper Berlin’de yeniden yaşamak, Almanların sahneye ne kadar önem verdiğini bana bir kez daha hissettirmiş oldu.

 

İzlediğim temsilde Tosca rolünde Nina Stemme, Cavaradossi’de Fabio Sartori, Scarpia’da ise Ambrogio Maestri sahnedeydi. Benim en beğendiğim isim gerek oyunculuğu gerek heyecanı ve çok iyi kullandığı sesiyle Scarpia rolüne çok güzel bir şekilde hayat veren Maestri oldu. Scarpia’nın o karanlık yüzünü, Tosca’yı ele geçirmek isteyen ve ona dokununca sakinleşen hâllerini, hırsını ve ihtirasını seyirciye çok güzel bir şekilde hissettiren Maestri sesini gerçekten çok iyi kullanıyor ve sahnede teknik anlamda farkını yansıtıyor. Maestri’nin oyunculuğuna da özellikle değinmek istiyorum zira Scarpia, Tosca tarafından bıçakla öldürülüyor ve yere sırt üstü düştükten sonra belli bir süre yerde kalıyor. Ve tabii o sırada gözler Scarpia’nın üstünde oluyor. Bunu iyi bilen Maestri, bıçaklanıp yere düştükten sonra karnına doğru büyük bir nefes alıp son nefesini veriyor. Daha sonra hafifçe, seyirciye fark ettirmeden tekrar nefes alıp, bir süre tutup Tosca tekrar konuşmaya başlayınca ufak ufak nefes alıp vermeye başlıyordu. Scarpia’nın sözleri bitmiş, görevi tamamlanmış olduğu hâlde Maestri gerçek bir oyuncu düşüncesiyle davranıp hâlâ sahne üstünde olmasının hakkını sonuna kadar veriyordu.

 

Stemme ve Sartori’nin uyumları ve şarkıcılıkları da son derece muazzamdı. Sahnede birbirine âşık iki karakter ve gerçekten uyumlu iki ses vardı. Bu tabii pek çok temsilde birlikte oynamış olmanın getirdiği bir tecrübe olsa da birbirlerine karşı çok özel bir ses uyumları olduğunu gözlemledim. Stemme özellikle eserin başında kendi içinde olan samimi ve tatlı kıskançlıkları, Cavaradossi’ye âşık ve heyecan duyan bakışları, bunu sesine ve ruhuna yansıtmasıyla dikkat çekiyordu.

 

Sanıyorum ben Deutsche Oper Berlin’deki son Tosca temsillerinden birini izledim. Şu anda bu sezon için başka bir gösterim tarihi görünmüyor. Ancak bir gün denk gelirseniz, bu muhteşem Tosca performansını mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

Berk Dalkılıç

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20