ELEŞTİRİ

İstanbul'un Don Pasquale temsilinde Hale Soner fırtınası esti

01.03.2020


Paylaş:

22 Şubat Cumartesi akşamı Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Recep Ayyılmaz’ın rejisiyle sahnelediği Gaetano Donizetti’nin Don Pasquale operasını başından sonuna keyifle izledim. Orkestrayı Zdravko Lazarov’un yönettiği, koronun Paolo Villa’ya emanet edildiği yapımda Hale Soner Kekeç (Norina), Ernesto (Ufuk Toker), Doktor Malatesta (Alper Göçeri), Don Pasquale (Işık Belen) ve Tükel Acar (Noter) eserdeki rolleri seslendirdiler.

Recep Ayyılmaz’ın rejisi, günümüzün pek çok ‘yönetmen tiyatrosu’ örneğinde gördüğümüz ve çoğu ögesini anlamlandırmakta zorlandığımız modern rejilerin aksine, geleneksel anlatım ve yöntemlerden kopmayan, eseri orijinal zaman ve mekân bağlamlarından uzaklaştırıp falanca tarih aralığına veya filanca ülkeye taşımaya yanaşmayan bir anlayışa sahipti. İyi ki de öyleydi çünkü yetkin olmayan, yeterli felsefi ve sanatsal derinliğe sahip olmayan yerli ve yabancı rejisörlerin elinde bu tarz 'iddialı' çalışmaların gülünç sonuçlar verebildiğini bugüne kadar çok gördük. 

Soprano Hale Soner işvebaz ve dahi oyunbaz güzel Norina rolünde temsilin tartışmasız yıldızıydı. Soner sahnede bulunduğu her an ışıltısıyla, oyunculuğuyla ve tabii hepsinden çok daha önemlisi diri ve parlak sesini yetkinlikle kullanışıyla, ajilitesiyle, sağlam tizleriyle büyük bir alkışı hak etti. Kariyerini bir süre Almanya’da sürdürdükten sonra şimdilerde İstanbul DOB’da solist roller üstlenen Soner gibi bir sese sahip olduğumuz için şanslıyız (Bir süre Andante’de de yazan, geçenlerde İstanbul'u ziyaret eden İtalyan opera tutkunu dostum Massimo Corsini’den duyduğuma göre -benim maalesef izleyemediğim-soprano Özgecan Gençer de Norino rolünde son derece başarılı bir performans sergilemiş).


Hale Soner Kekeç (Norina) ve Nejat Işık Belen (Don Pasquale)

22 Şubat temsilinin sahne üzerindeki tüm sesleri başarılı performanslar ortaya koymak konusunda Hale Soner Kekeç’i aratmadılar. Yalnızca Don Pasquale rolünde bariton Nejat Işık Belen’in ses rengi itibariyle rolü için fazlaca açık sesli kaldığını düşündüm. Belen’in daha koyu sesli bir bariton veya tercihen bas olması, özellikle Doktor Malatesta’yla olan çok sayıdaki düosunda ortaya daha ahenkli tezatlar çıkması sonucunu doğurabilirdi. Ama bu rezervim dışında, Belen’in, sahip olduğu sahne deneyimiyle, kadın düşkünü bir bunak olan Don Pasquale’yi yeterince iyi canlandırdığını söyleyebilmem mümkün. Belen’in elindeki kulak trompetiyle konuşulanları duymaya çalışması ise bunaklığına yapılmış bir vurguydu (Ama Beethoven’dan bize tanıdık gelen o trompetle epey uzağında kalan sesleri duyması mümkün olamazdı).
 
Doktor Malatesta rolündeki bariton Alper Göçeri de temsilin şan ve oyunculuk yönlerinden en başarılı isimlerinden biriydi. Recep Ayyılmaz’ın efemine bir karakter olarak çizdiği Malatesta hem operanın hemen başındaki aryasında hem de Don Pasquale ve Norino ile olan düolarında izleyene keyif veren performanslar sergiledi. Genç âşık Ernesto partisini söyleyen Ufuk Toker ise ‘bel canto tenoru’ sesiyle temsilin rolüne en fazla yakışmış solistlerinden biriydi. Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul DOB Orkestrası sahnedeki şancıların partilerini rahatça söyleyebilmeleri için gereken rahat ortamı onlara sağlayan esnek ve zarif bir eşlik ortaya koydu.


 
Son sözüm o gün temsili izlemeye/dinlemeye gelen kitleye... Haydi, başarılı icralarla dopdolu, baştan sona keyifli bir eserde söylenen aryaların ardından oditoryumdan her seferinde cılız mı cılız bir alkış gelmesinden geçtim… Peki ya ikinci perde indiğinde alkışın bir anda kesilmesine ne buyurulur? Bir cumartesi akşamı yani bir tatil günü temsilini izlemeye gelen kitleden alkış konusunda daha cömert olması beklenir. Acaba eserin üç perde süreceği mi sanıldı? Sanmam, öyle olsaydı alkış azalsa bile devam ederdi ama kısa süre sonra tamamen kesildi! Ta ki perde tekrar yükselene ve sanatçılar selama çıkana kadar…

Son söz: Temsilleri/konserleri izlemeye/dinlemeye gelen kitlenin sahnedekileri alkışlama konusunda daha cömert davranması gerekiyor (Elbette bu sözüm başarıyla icra edilmiş temsiller/konserler için geçerli).
 
Serhan Bali

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20