SÖYLEŞİ

SAMDOB'un genç ve üretken ismi: Onur Altıparmak

12.05.2020


Paylaş:

Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin (SAMDOB) Başkorrepetitörü, aynı zamanda besteci ve aranjman olan Onur Altıparmak, birbirinden başarılı çalışmaların altına imzasını atıyor. Geçtiğimiz dönemde SAMDOB’ta, tamamı kendi düzenlemelerinden oluşan, türküleri caz akorlarıyla harmanladığı Seyyah adlı eseri seyircilerden büyük beğeni toplayarak dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Yaptığı düzenlemelerle öne çıkan Altıparmak’ı daha yakından tanımak amacıyla keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
 
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1985’te Yalova’da doğdum. İlköğretim eğitimimi Antalya’da tamamladım. 2000 yılında Edirne Rotary Kulübü’nün düzenlediği piyano yarışmasında üçüncülük ödülü kazandım ve Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nün sınavlarını kazanarak lise 2. sınıftan itibaren bu okulda okumaya başladım. 2005 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na yatay geçiş yaparak lisans eğitimini bu okulda sürdürdüm. Piyano eğitimimi Yrd. Doç. Hale Vural ile tamamladım ve 2009 yılında okul birincisi olarak mezun oldum. Aynı sene Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde korrepetitör olarak çalışmaya başladım. 2013 senesinde Devlet Opera ve Balesi’nin açtığı sınavı kazanarak SAMDOB’da korrepetitör olarak çalışmaya başladım. Hâlen kurumda başkorrepetitörlük görevini sürdürmekteyim.
 
Peki bu süreçte beste ve düzenlemeler yapmaya nasıl karar verdiniz?
Genel olarak piyanoda armoni ve orkestra uyarlamalarıyla okuldan itibaren hep ilgiliydim. Materyali iyi kullanabilmek için teorisini öğrenmeyi ve öğrendiklerimi uygulamayı hep sürdürdüm. Sonuç olarak, her deneme daha büyük formlarda üretme isteği getirdi ve hâliyle de daha çok deneme yapmaya itti. Hem bestecilik hem analiz hem de aranjörlükle ilgili doğru üslubu bulmak için gerçekten sıkı çalışmak gerektiğini bilerek kendi yaptığım işlerin kalitesini arttırmak için uğraşıyorum.
 
Müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
Yeniliklere açık, doğaçlamayı kullanan… Eğer bir adaptasyon ise orijinal formuna ve özüne sadık kalarak ama geliştirerek yeni bir ürün çıkarmayı hedefleyen, beste ise özgünlüğü hissedilir ve tekrara düşmeyen farklı türdeki müzik formlarının harmanı olacak şekilde çalışmaya özen gösteriyorum.
 
Piyano ve şan için türkülerden oluşan bir düzenleme kitabınız mevcut. Ancak kitapta akor yürüyüşlerinin alıştıklarımızdan farklı olduğunu görüyoruz. Bu yürüyüşleri nasıl oluşturuyorsunuz? Türküleri caz akorlarıyla beraber düzenleme fikri nasıl oluştu?
Türküler ve halk şarkıları yıllar içinde belki yüzlerce kez aranje edildi, çalındı ve söylendi. Bu müziklere, özünü kaybetmeden, aranjelerimle neler ekleyebileceğim üzerine çalışmaya başladım. Aranjelerdeki öz form, belirli basit düzendeki akorlar hâlinde çalınırken bir sıkıntı yaratmamasına rağmen bütün eser boyunca hep tek düze bir yapıda kalır, esas amacım bu tekdüzelikteki armonik yapılarını zaman zaman esneterek farklı türdeki müzik türlerinin yaptığı gibi re-armonizasyon yaparak değiştirmek, onları çağımız melodik yapıları ve armonik üslubuyla harmanlamak ve güncel hâle getirmek. Türkülerimizi dinlerken bende oluşturduğu hissiyatı, içimdeki müzikle ve duyumumdaki akor yapılarıyla harmanlıyorum. Akor yapıları genelde 5/3 hâlde kullanılan türkülerde daha geniş yapıdaki 7’li 9’lu ve 11’li akorların zengin tınıları ile ve armonik olarak birbiriyle bağlantılı hâle getirerek belirli bir yapı oluşturmaya çalıştım.



 
Türkü düzenleme sürecinizin zorlukları nelerdir? Dinleyicilerinizden nasıl tepkiler aldınız?
Aslında dinleyicilerin tepkileri tam da beklediğim gibi oldu, özellikle işi opera sanatını icra etmek olan sanatçılardan çoğu, farklı bir türkü yorumu dinlediğini aktardı. Aranjenin dilini sevenler, özünü koruduğumu fark edenler ve akademik bir disiplinle işin özünü bozmayıp, aynı zamanda da kendi dilimi yansıttığımı düşünenler oldu. Aranje etmek benim için çok uzun zamandır yaptığım bir iş olsa da özellikle böyle paket hâlinde akademik bir çalışma yapmak, bir taraftan zor bir taraftan da eğlenceli ve sevindirici oldu. Neredeyse yapmış olduğum bütün düzenlemelerim bir arada çalındı ve hâlen de Türkiye operalarında, müzik fakültelerinde ve konservatuvarlarda seslendiriliyor. Benim açımdan tek zorluk kendimi tekrar etmeden, fakat oluşturduğum armonik özgün yapıyı bir şekilde dil hâline getirerek yazıya dökmek oldu.
 
Hangi tür müzikler dinliyorsunuz? Dinledikleriniz size neden çekici gelmiş olabilir? Kendi müziğinizi oluştururken etkilendiğiniz isimler var mı?
Öncelikle işim olduğu için opera dinliyorum fakat çoğunlukla zamanımı caz dinlemeye ayırıyorum diyebilirim. Her türden müziği araştırmaya, en azından biraz deneyimleyip beğenip beğenmeyeceğime karar vermeye zaman ayırmaya çalışıyorum. Bazen beğendiğim motifleri, melodileri, ritimleri kendi müziğimde de kullanmayı deniyorum. Bu açıdan zengin bir seçkide müzik dinlemeye çalışıyorum. Neredeyse bütün müzik tarihinden beğendiğim kişiler olduğu için tek tek buraya yazmaya gerçekten imkân yok fakat opera tarihi açısından G. Verdi ve G. Puccini benim için ayrışan bestecilerdir. Çoğunlukla sadece dinlemekle kalmayıp analiz ederek de dillerine hâkim olmak ve anlamak için çalıştım.
 
Eserlerinize nereden ulaşılabilir?
2018’in Aralık ayında çıkan Piyano ve Vokal için Türkü Düzenlemeleri adlı kitabım hedeflediğimiz gibi tükendi. En kısa zamanda ikinci baskısı yayınlanacak. Şu anda çalıştığım ikinci kitabım da bu ilk kitabın devamı niteliğinde. Bir değişiklik olmazsa 2021 yılı içinde o da tamamlanmış ve yayınlanmış olacak.
Dinleyiciler için Onur Altıparmak YouTube kanalım açık. Bütün konser ve etkinlikleri olabildiğince yayınlamaya çalışıyorum. Kanalda aranjeleri, aranjelerin sadece piyano versiyonlarını, konserlerden kayıtları, piyano ve teori derslerini olabildiğince yayınlamaya uğraşıyorum. SAMDOB’da Seyyah adlı eserim hâlen repertuvarda, orkestra düzenlemelerini yaptığım Aydınlat Bizi Opera isimli eser de İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin repertuvarında seslendiriliyor. Bu eserlerin haricinde kitaptan aranjeler de Devlet Opera ve Balesi sahnelerinde yer almaya devam ediyor.
 
Gelecek dönemlerdeki projelerinizden bahseder misiniz?
Kısa vadede ilk kitabımın ikinci baskısı ve ikinci kitabımın hazırlanması hariç, devamlı yeni nota yazmaya bestelemeye zaman ayırıyorum. Uzun vadede ise önceden belirli bölümlerini hazırladığım, bir kısım notasını yazdığım müzikleri bir operaya dönüştürmek için önümüzdeki süreçte çalışmaya devam edeceğim.

Murat Çamlıtepe

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20