MAKALE

Adele gibi starlar neden seslerini kaybediyorlar?

12.05.2020


Paylaş:

Gittikçe daha fazla şarkıcı büyük gösterileri iptal ediyor ve hasarlı ses tellerini düzeltmek için ameliyata başvuruyor. Fakat gerçek sorun nasıl şarkı söylediklerinde mi yatıyor?

Adele, hayranlarına 30 Haziran 2017’de çevrimiçi olarak yazdığı mektubunda “Buna nasıl başlayacağımı bile bilmiyorum” dedi… Bir gece önce Wembley Stadyumu’nda biletlerinin hepsi satılan dört gecelik şovunun ikincisinde şarkı söylemişti. 98 bin dinleyicinin karşısındaki bu tarihler onun rekoru olarak addedilmişti. Fakat sahnede bir şeyler yanlış gidiyordu. “Her iki gece vokal zorluklar yaşadım” diye yazdı. “Sesimi normalde yaptığımdan çok daha fazla zorlamak durumunda kaldım. Boğazımı sürekli temizlemek zorunda kaldığımı hissettim.” İkinci gösteriden sonra Adele doktoruna göründü ve doktorun ses tellerine zarar verdiğini söylemesi üzerine kalan iki gösteriyi iptal etti. Müzik endüstrisindeki en güçlü genç ses sessizleşmişti. “Kalbimin kırıldığını söylemek, tam bir hafife almak olur” dedi.

Adele sadece 23 yaşındayken, Fransız radyosunda canlı şarkı söylerken ses telleri kanamıştı ve hasarı onarmak için inanılmaz derecede hassas, yüksek riskli bir tıbbi müdahale geçirmişti: Ses teli mikrocerrahisi. Cerrah bu operasyonda, ses tellerinin elastikiyetini bozan ve sesi kendi doğal tınısından, aralığından ve açıklığından mahrum bırakan zarar görmüş dokuyu kesip çıkarmak üzere boğazdan aşağıya doğru yönlendirilen uzun direklere tutturulmuş minyatür neşterler ve forsepsler kullanır. Adele’nin cerrahı Dr. Steven Zeitels, ses telinin ince dış tabakası olan epitelin altında oluşan kötü bir polipi tabakayı kestikten sonra çıkarmış, kanamayı durdurmak ve yara izini önlemek için kalan kanama yüzeyini lazerle sıkıştırmıştı.

Adele ameliyattan üç ay sonra, 12 Şubat 2012 tarihinde Grammy'de yılın albümü ve yılın şarkısı dâhil altı ödül almıştı ve ödül töreninde Zeitels’e sesini eski hâline getirdiği için teşekkür etmişti. Uzun yıllarca ses teli mikrocerrahisi riskli görülmüştü; hatta 1997’de Julie Andrews’un zarar görmüş sesi, başarısız bir cerrahi işlem sonrası onarılamayacak hâle gelmişti. Adele’in iyileşmesiyle birlikte Massachusetts Larenks Cerrahisi Genel Hastanesi ve Ses Rehabilitasyon Merkezi’nin yöneticisi olan Zeitels’in işleri açıldı ve aralarında Sam Smith, Lionel Richie, Bono ve Cher’in de olduğu 700’den fazla performans sanatçısının ses tellerini onardı.

Medya bu mucizevi ameliyatı kutlarken, müzik endüstrisindeki bir kadından muhalif bir ses çıktı. Opera sanatçılığından vokal koçluğuna geçen Lisa Paglin’e göre Zeitels’ın yaptığı geçici bir düzeltmeydi ve Adele pek de uzak olamayan bir gelecekte bir kez daha sahneden inip ameliyathaneye geri götürülecekti. Paglin ve ortağı Marianna Brilla’nın itibarlarını tehlikeye attığı iddia edildi. İkiliye göre bu problem mikrocerrahi ile çözülemeyecek kadar büyüktü. Paglin bir yazısında şu ifadede bulundu: “Dr. Zeitels Adele’e daha kaç ameliyat yapmayı düşünüyor? Ya da başkalarına? Ameliyattan sonra, şarkıcı büyük değişiklikler yapmazsa 'performansa geri dönüş' ameliyat masasına yönlendirecek kötü ses kullanımına geri dönüş anlamına gelir. Konserler-hasar-ameliyat-dinlenme-konserler-hasar-ameliyat. Bu profesyonel şarkıcının hayatı mıdır? Sorunu sadece semptomları hafifleterek çözemezsiniz, bu bir motor problemi. Şarkıcı, motorun nasıl çalıştığının bilinmesinin gerektiği gibi, şarkı söylerken kullanacağı tekniği bilmeli. Motor tamir edilmezse, aynı şey yine olacaktır.”

Adele turnesinin son gecelerini iptal ettiğinde, Brilla ve Paglin kendilerini üzgün ama haklı hissetti. On yıldan fazla bir süredir, her modern sanatçıya seslerini kullanmalarının öğretildiği bir devrim için ısrar ediyorlar. Müzik arşivlerinde yıllarca süren titiz araştırmalardan, erken bilimsel dergiler ve sınıflardan sonra, Brilla ve Paglin tıp biliminin başaramadıklarını sunabileceklerini söylüyorlar: Ses tükenmesi için kalıcı bir düzeltme. Onların çözümü sadece kulağa iyi gelmeyen, aynı zamanda gırtlak için kolay, hâlihazırda kaybolmuş bir şarkı söyleme methodunun yeniden canlandırılmasını gerektiriyor. Onların bazı yaşlanmış ve sorunlu müşterileri, bunu bir gençlik pınarı olarak nitelendiriyor. Fakat onların tedavisi tartışmasız değil, küçük bir uluslararası yetenekler kadrosu arasında zemin oluşturan provokatif bir teori üzerine kurulu: Hepimizin tamamen yanlış şarkı söylediği üzerine - Adele’in bile.

Şarkı söylemek zor iştir. Her vokal performans, gırtlakta yüz binlerce mikro çarpışmayı içerir. Ses telleri larenks (ya da ses kutusu) içinde, gırtlakta yer alan kamış benzeri bir çift ince kaslı şerittir. Lades kemiği şeklindedir ve vücuttaki en yoğun sinir dokusu konsantrasyonunu içerir. Sessizken, nefes almayı kolaylaştırmak için teller birbirinden ayrı kalır. Şarkı söylediğimizde ya da konuştuğumuzda hava ciğerlerden yukarı itilir ve tellerin kenarları hızlı bir hareketle bitişir. Hava tellerin titreşmesine ve ses çıkarmasına neden olur. Titreşim arttıkça perde yükselir. Bir soprano gür bir tiz notaya çıktığında ses telleri birbirine saniyede 1000 kez vurur ve ciğerlerinden hava üfleyerek camı kırmaya yetecek kadar güçlü bir müziğe dönüştürür. Güzel şarkı söylemek esnek ses tellerini gerektirir, ancak tüm bu çarpışlar bunların narin, süngerimsi yüzeyini yıpratabilir ve küçük zedelenmelere neden olabilir. Yıllar süren ağır kullanım ses telleri üzerinde nodüllere, poliplere ya da kistlere neden olur ve tellerin oluşturduğu sesi bozar. Bir şarkıcı için, ilk sorun belirtisi sık sık sallanmaktır. Yükselişi ses perdesi arasında dalgalanır, çünkü pürüzlü teller doğal vibratosunu, doğru şekilde rezonans yapma yeteneğini kaybetmiştir. Sonrasında şarkıcının titreşen ses tellerinin doğru tonu üretemediği bir “boşluk” olur. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, o notalar ağzından düz ya da daha da kötüsü, zar zor duyulabilir bir nefes gibi çıkacaktır.

Opera dünyası son zamanlarda Rolando Villazón, Aleksandrs Antonenko ve Roberto Alagna gibi starların performansın ortasında devam edemeyecekleri için sahneyi terk etmeleriyle sarsıldı. Bazı opera şarkıcıları yıl boyunca soğuk algınlığından şikâyet ediyor ve yasal steroid iğneler ve diğer ilaçlar sıklıkla zorluk yaşayan şarkıcının performansı boyunca kullanılıyor. Ancak 2001’de Adele’in başına geldiği gibi, ses tellerini aşındırarak ve yıpratarak şarkı söylemek, sesi mahveden yaralara sebep veren lezyon patlamalarına ve kanamalarına neden olabilir. Ses uzmanları, şarkıcılar ve sahne sanatçılarının üzerindeki fiziksel külfeti atletlerinkine benzetmektedir; profesyonel şarkıcıların ses tellerine yapılan ameliyat, futbolcunun dizindeki bağların yeniden yapılandırılmasına benzer. Tozlu tiyatrolar, havasız uçak kabinleri, istikrarsız yemek ve uyuma düzenleri, cimri sözleşmelerle yaşamanın stresi-tüm bunlar ses tellerini etkiler. Buna opera ve klasik müzikte olduğu gibi, doğal ses alanının üzerindeki rolleri üstlenmekle eklenen mesleki tehlike de eklenince ses telleri yaralanmalara son derece duyarlı hâle gelir.

Bir dramatik soprano olan Brilla ve lirik soprano olan Paglin’in La Fenice’nin hemen altındaki bir çıkmaz sokakta küçük bir eğitim stüdyosu var. Brilla 50 yıldan uzun bir süre önce Pennsylvania’da yetişen genç bir opera sanatçısı olarak, insan sesinin kırılganlığına saplantılı hâle geldi. Bir doktor onun sorununu büyük seslerde yaygın olan bir problem ile teşhis etti, ses telleri doğru şekilde bir araya gelmiyordu, aralarında boşluk vardı. Brillla ilerideki birkaç on yıl boyunca aralarında Antonio Tonini ve Ellen Faull gibi efsanelerin de bulunduğu neredeyse 30 eğitici ile çalıştı ve sahne kariyeri 50 yılı aşan ve pürüzsüz şekilde şarkı söyleyen İtalyan tenor Beniamino Gigli gibi şarkı söylemeyi öğrenmeye çalıştı. Brilla Paglin ile Indiana Üniversitesi Müzik Okulu’nda tanıştı ve ikiliyi birbirine bağlayan unsur İtalyan operasına duydukları aşk ile şarkı söylemenin nasıl öğretildiğine (hatta efsanevi hocaları Margaret Harshaw’un öğretme tarzına) dair hayal kırıklıkları oldu. Müzik eğitiminin devlerinin ses dayanıklılığının anahtarı olmadığına inanan Brilla ve Paglin, sırrın kilidini açanlar kişiler olmaya karar verdi.

Brilla 1977’de prestijli Fulbright bursunu kazanarak, sesi örselemeden güzel şarkı söylemenin bir yolunu bulmak için İtalya’ya gitti ve 20. Yüzyılın başlarındaki İtalyan opera sanatçılarının söyleyiş şekillerini araştırmaya başladı. Bu şarkıcılar zahmetsizce net, güçlü müzik tonları çıkarıyorlardı ve çoğu 60'larına, 70'lerine ve 80'lerine dek hâlâ iyi performans gösteriyordu. Brilla’ya göre günümüz şarkıcılarında olmayan vokal dayanıklılığa dair bir ipuçları vardı. Paglin’in Roma’da ona katılmasıyla birlikte her gün La Discoteca di Stato ses arşivinde eski kayıtları dinleyerek saatler geçirdiler ve kütüphanelerde opera söyleme tekniğinin yüzyıllar içinde nasıl değiştiğini araştırdılar. Araştırma yapmadıkları zaman İtalya ve Avusturya’nın büyük opera evlerinde sahne aldılar ve yaşlanan opera yıldızlarını, eğitmenleri ve şefleri takip ettiler. Araştırmaları ikiliye şaşırtıcı bir sonucu işaret etti: Modern ses gerilemesinin sorumluluğu Verdi, Wagner ve Puccini’ye aitti. Müzik bilimcilerine göre bu üçlü, seslendirdikleri karakterlerin duygusal iniş ve çıkışlarını yakalayabilmek adına şarkıcıları seslerinin yeni sınırlarına zorlayan ilk bestecilerdi. Eğer ana karakteri sahnede öldürecekseniz, sahnede gerçek bir öfke ve acındırma yaratmanız gerekir. İkilinin bulgularına göre 19. Yüzyılın sonunda Verdi ve Wagner’in popüler hâle getirdiği ve Puccini’nin 20. Yüzyılın başında daha da artırdığı duygusal olarak yüklü ve sesi tüm gücüyle kullanmaya yönelik opera söyleme stili, daha sonra tüm şarkı türleri ile performanslara sızmış ve ileriki yıllarda daha da aşırı hâle gelmişti. Paglin buna örnek olarak, Enrico Caruso’nun 1916’da seslendirdiği "O Sole Mio" kaydı ile Villazón’un 2010 tarihli yorumunu kıyasladığında Caruso’nun güçlü, ancak daha doğal-sanki arkadaşıyla konuşurmuşçasına rahat söylediğini; ancak Vilazon’un sanki bir korku filmindeymiş gibi ağzı kocaman açık, gözleri fırlamış ve boyun damarları patlamış gibi göründüğünü söylüyor.



Brilla, 1983 yılında emekli bir İtalyan soprano olan Maria Carbone’yi kendileriyle çalışmaya ikna etti. O zamanlar 80’ine yaklaşmış olan Carbone’nin hâlâ güçlü bir sesi vardı ve Tosca’dan bir arya söylerken yüksek notalara kolayca çıktığına şaşıran Brilla, neler olup bittiğini anlamak için onun diyaframını sıkıştıracaktı ve şöyle dedi: “O tıkırdamayı hissedebiliyordum, tiktak, tiktak. Bu onun diyaframının doğal aşağı yukarı salınımıydı. Başka bir şey olmuyordu.” Carbone’nin göğüs kafesi şarkı söylerken dışarı fırlamıyordu ve günümüzün büyük şarkıcılarında olduğu gibi derin hava boşlukları yoktu. Daha da büyüleyici şekilde, Carbone’nin karnının hareketi şarkı söylerken, konuştuğu zamanki gibi sakin ve ritmikti. Paglin şöyle diyor: “Mükemmel bir şarkıcının postürünün nasıl olması gerektiğini keşfettiğim andı.” Brilla da şunları ekliyor: “Hayatımdaki tüm hocalar bana ağzımı açmamı, açmamı ve açmamı, daha büyük ses üretmem için nefes almayı ve ciğerlerimi abartmayı öğretmişlerdi. Ama Carbone bunun tam tersini gösteriyordu.”

İkilinin ses eğitimi verdiği ve yaşadıkları vokal zorlukları düzelttiği kişiler arasında tiyatro sanatçıları Maddalena Crippa ile Moni Ovadia ve dramatik soprano Emanuela Albanesi gibi isimler bulunuyor. Tıp doktorlarının aksine, Brilla ve Paglin’in gırtlağın içini görebilecek aletleri yok, hasarın ses telinin neresinde olduğunu kulaklarıyla saptıyorlar. İkili, çoğu ses teli problemlerini doğal yollarla, zamanın verdiği hasarı egzersizlerle çözebileceklerini söylüyor. Amaçları birbiriyle doğru şekilde birleşmeyen ses tellerini uyarmak ve öğrencilerin kötü alışkanlıkları bırakmasını sağlamak: Büyük miktarda nefes almak, gırtlak ve çene kaslarını germek, ağzı abartılı şekilde açmak ve yüksek notalara çıkabilmek için çığlık atmak.

Sorun devam ediyor: Brilla ve Paglin’in yaklaşımı, Adele gibi sanatçılara daha doğal şekilde şarkı söylemeyi öğreterek kalıcı bir iyileşme sağlayabilir mi? Steven Zeitels bu yaklaşımı küçümsüyor ve kötü tekniğin ses problemlerine neden olduğu iddiasına karşı Adele ve diğer müşterilerini savunuyor. “İnsanlar eskiden bir ameliyata ihtiyaç duyuyorsanız, şarkı söylemeyi bilmediğinizi düşünürdü. Benim gördüğüm kişiler şarkı söylemeyi biliyor!” Zeitels sanatı diğer fiziksel olarak zorlayıcı işlerle karşılaştırarak, kendisi gibi tıp uzmanlarının sanat açısından giderek daha önemli hâle geldiğine inanıyor ve şöyle diyor: “Her atletik çabanın sonunda bir külfet vardır, hele hele uzun süre yapılırsa. Müthiş olan, insanları geri getirmekte daha iyi hâle gelmemiz.”

Özel eğitimli ses terapistleri, ses sanatçılarını ses eğitimleri vasıtasıyla eski sağlıklı hâlerine getirebilmişlerdir; ancak tıp uzmanları bu yolun sadece küçük nodüller gibi ufak ses yaralanmaları durumunda tercih edilmesini, diğer durumlarda ise kesinlikle ameliyata başvurulmasını öneriyor. Bu tutum ses teli kistinden muzdarip ünlü caz solisti Maria Pia De Vito gibi birçok sanatçıyı iyileştiren Paglin’i öfkelendiriyor: “Ne kadar ironik! Bir tarafta şarkı söylerken kendine zarar veren şarkıcıların etrafında oluşan bir endüstri var, diğer tarafta da bunları düzeltecek başka bir tanesi.”

Patti LuPone gibi Grammy ödüllü sanatçıların ses düzeltme ameliyatlarını yapan diğer bir tanınmış gırtlak cerrahı Dr. Robert T. Sataloff, şarkıcıların sağlıklı kalabilmesi için ameliyatın mantıklı bir yol olmadığına dair düşünceye kızıyor. Yanlış şarkı söyleme tekniğinin tehlikeleri üzerine uygun bir eğitim ile birleştirildiğinde, ameliyatın kişileri daha uzun süre sahnede tutabileceğine inanıyor. “Mükemmel mi? Hayır. Belki de hiç olmayacak” diyor. Zeitels gibi, Staloff da spor benzerliğine atıfta bulunuyor: “Örselenme kaçınılmaz, işte o zaman ofisime geliyorlar.”

İtalya’daki bazı konservatuvar hocaları Brilla ve Paglin’in doğal şarkı söyleme yaklaşımını, kabul olunmuş doktrinlere karşı olduğu ve öğrencilerinin bir nevi tarikat olduğu gerekçesiyle reddediyor. Zamanla ikilinin birçok düşmanı oldu. 2011 yılında İtalya’nın en iyi konservatuvarlarından biri olan Roma Santa Cecilia Konservatuvarı’na bir dizi ustalık sınıfı vermek için davet aldıklarında, fakülte içinde büyük çaplı bir muhalefetle karşılaştılar. Santa Cecilia’nın eski yöneticisi Edda Silvestri ikiliye karşı açık bir düşmanlık olmadığını, ancak Brilla ile Paglin’in fakülte ve öğrenciler arasında gerginliğe neden olduğunu söylüyor. Silvestri şöyle ifadede bulunuyor: “Maalesef, yeni bir yaklaşımı konservatuvarlara sunduğunuzda bu sıkça yaşanır. Konservatuvarlar muhafazakâr yerlerdir.” İtalya’nın en nüfuzlu şan öğretmenleri birliği olan Associazione Insegnanti di Canto Italiana’nın başkan yardımcısı Elizabeth Aubry, Brilla ve Paglin’nin eleştirilerini korkunç buluyor. Kendi organizasyonu ile onun İngiltere ve Amerika’daki muadillerinin temel amacının eğitimcilere zarar vermemeyi öğretmek olduğunu belirtiyor.

Zeitels, ses kaybı için fütüristik bir düzeltme üzerinde çalışıyor. Zeitels’in patentli inovasyonlarından biri esnekliği yeniden kazandırmak adına zarar görmüş ses telleri dokusuna bir biyomateryali - bir jel implantı - uygulamaktır. Bunu potansiyel bir buluş olarak nitelendiren Zeitels şöyle diyor: “Ses tellerine koyduğunuz şey, ondan çıkarttığınız şey kadar önemli olacak.”

Bernhard Warner

Kaynak: https://www.theguardian.com/news/2017/aug/10/adele-vocal-cord-surgery-why-stars-keep-losing-their-voices

Türkçeye çeviren: Berna Başaran

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20