HABER

16,5 yıl önce Andante'ye 'burs arıyorum' mektubu yollayan gencimizin başarı öyküsü

06.07.2020


Paylaş:

Andante’nin Ekim-Kasım 2003 tarihli yedinci ve Aralık 2003-Ocak 2004 tarihli sekizinci sayılarının ‘okur mektupları’ sayfasında yayımladığımız iki mektubu paylaşıyorum sizinle bu ay. Her okur mektubu bizim için çok önemli ve değerlidir ama bu mektupların dergimiz için anlamı bugün daha da farklı. ‘Bugün’ diyorum çünkü o tarihte bu mektupların sahibi henüz 19 yaşında gencecik bir müzik öğrencisiydi. O yıl dünyaca ünlü Viyana Müzik Akademisi’nin sınavlarını başarıyla vererek yedi kişilik orkestra şefliği kontenjanına girebilen en genç aday olmuştu. Gencimiz çok mutlu ve gururluydu ama geçmişten günümüze pek çok akranının önüne dikilen o ciddi sorunla başa çıkması gerekiyordu: Acilen bursa ihtiyacı vardı. Çalmadık kapı bırakmamıştı, Türkiye’nin sanat koruyuculuğuyla öne çıkan büyük gruplarına burs başvurusunda bulunmuş ama henüz olumlu yanıt almış değildi.
 
Gencimiz çaresizlik içinde çözüm aradığı o sırada birinci yaşını kutlamakta olan ‘Türkiye’nin Klasik Müzik Dergisi’ Andante’ye gördüğünüz mektubu yazarak şansını denemek istemişti. Ben de dergiye ulaşan bu mektubu ilgiyle okuyup, birinci yaşımızı kutladığımız Ekim-Kasım 2003 tarihli yedinci sayımızın ‘okur mektupları’ sayfasına koymaya karar vermiştim. Dergi çıktıktan sonra baktık ki bir mesaj daha gelmiş. ‘Hayırdır inşallah’ deyip açmamızla birlikte ne görelim! Bu sefer çok daha kısaydı mesajı çünkü fazla söze gerek yoktu zira mektubunun Andante’de yayımlanmasının ardından -o zamanki adıyla- Borusan Kültür ve Sanat’ın Genel Müdürü Sami Caner gencimizle bağlantı kurarak 2004 yılı Ocak ayından itibaren kendisine burs tahsis edecekleri müjdesini vermişti. Gencimiz mektubunu yayınladığımız için bize ve gösterdikleri ilgiden dolayı Sami Caner ve o tarihte Dış İşleri Bakanlığında görevli olan müzik ve Andante dostu rahmetli diplomatımız Necil Nedimoğlu’na çok teşekkür ediyordu.
 
Azimli ve başarılı gencimiz Viyana ve Viyana’dan sonra Graz’da okudu. Ardından Princeton’a geçti ve böylece Avrupa’dan sonra Amerikan sistemini yakından tanıdı, deneyimine deneyim kattı. Aldığı mükemmel eğitimin üzerine kapağı bir yabancı ülkenin müzik akademisine atıp yurtdışında rahat koşullarda kariyerini sürdürebilecekken ülkesinden aldığı bir teklif ona çok cazip geldi ve dönüp Devlet Çoksesli Korosu’nun başına geçti. Kendi tabiriyle ‘rüya gibi bir yedi yıl’ geçirdi DÇK’nın başında. Derken gencimizin kariyerinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası dönemi başladı. Orkestrada son üç yıldır şef yardımcısıydı, Rengim Gökmen’in asistanı olarak çalışıyordu ta ki geçtiğimiz ay CSO’nun Rengim Gökmen’den boşalan kaptan köşküne ataması yapılana kadar. O şimdi, kökü 1826’ya uzanan, dünyanın en eski senfonik topluluklarından biri olan amiral gemimizin kaptanı. Aynı zamanda orkestramızın tarihindeki en genç şefi.
 
2004-2020… Dile kolay aradan tam 16,5 yıl geçmiş… Andante okuru orkestra şefimiz Cemi’i Can Deliorman’ı yeni görevinden dolayı şahsım ve dergimiz adına tebrik ederim. Çorbada bir nebze olsun tuzumuz olduysa da ne mutlu bize… Cemi’i Can Deliorman’ı ve CSO’da hayata geçireceği projelerini önümüzdeki sayılarda daha çok işleyeceğiz.

Serhan Bali




BENZER HABERLER

    1 YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20