HABER

Karşıyaka Oda Orkestrası'nda neler oluyor?

21.07.2020


Paylaş:

Karşıyaka Oda Orkestrası veya zamanla popülerleşen ismiyle KODA, ‘Türkiye’de ilçe belediyeleri arasında kadrolu sanatçılarla kurulan ilk oda orkestrası olma’ özelliğini taşıyordu. KODA, Hüseyin Mutlu Akpınar’ın 2014-2019 yılları arasında süren Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde kuruldu. Kurucu ekip; Rengim Gökmen, Hakan Şensoy, Teyfik Rodos ve Oğuzhan Kavruk dörtlüsünden oluşuyordu. Rengim Gökmen KODA’nın kurulmasına önderlik edecek, deneyimi ve bilgisiyle başkana ve ekibe yol gösterecek, Hakan Şensoy topluluğun müzik direktörü olacak, Oğuzhan Kavruk sanat danışmanlığını yürütecek, genel sanat yönetmenliğini ise Teyfik Rodos üstlenecekti. Başlangıç için çok yerinde bir ekipti doğrusu.
 
Başkan Akpınar’ın işin hemen başında kurduğu sanat danışma kurulunda bendeniz de üye olarak bulunduğum için KODA’nın o heyecan dolu kuruluş döneminin yakından tanığıyım. KODA’dan önce ülkemizde Kadıköy, Şişli, Maltepe gibi ilçe belediyeleri oda orkestraları kurmuş ama bu deneyimler uzun ömürlü olamamıştı. KODA, başta da belirttiğim gibi, ülkemizde örneğine daha önce rastlanmadığı şekilde, üyeleri kadrolu yani aylık maaşlı, sigortalı üyelerden oluşan ilk ilçe belediyesi orkestrasıydı. Yapı son derece sağlam kurulmuştu. Orkestraya sınav açıldı, bu süreçte İzmirli sanatçılara ayrıcalık tanındı ve seçilen nitelikli müzisyenlerle birlikte 2014 yılı sonunda başlayan çalışmaların meyvesi ertesi yılın hemen başında verilen ilk konserle birlikte alınmaya başlandı. KODA kısa zamanda çok iyi yol aldı ve 2017 yılında, bileğinin hakkıyla, dergimizin Beyoğlu Belediyesi’yle birlikte düzenlediği Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde ‘Yılın Orkestrası’ ödülünün sahibi oldu.

 

KODA, 2014-2019 yılları arasında Karşıyaka Belediye Başkanlığı yapan Hüseyin Mutlu Akpınar döneminde kuruldu. 

2017-2019 yılları arasında KODA’yı bedensel olarak uzaktan ama zihinsel olarak, müzik yazarı sıfatımla da, olabildiğince yakından takip etmeye çalıştım. Orkestranın bedensel olarak uzağında kalmıştım zira Başkan Akpınar 2017 yılındaki Donizetti Ödülleri töreninde yaptığı siyasi içerikli konuşmayla aramızın açılmasına sebep oldu. Tam üç yıl önce vuku bulmuş bu olayı anlatayım. Başkan Akpınar’ı, böylesine başarılı bir sanat yatırımının başlatılmasına ön ayak olduğu gerekçesiyle KODA’nın ödülünü sahnede almak üzere törenimize davet etmiştik. Gelgelelim, belagati kuvvetli Başkan tören akşamı Rahmi Koç Müzesi’nde hazır bulunan davetlilerin huzurunda yaptığı teşekkür konuşmasında, dolaylı olarak AKP’nin belediyecilik anlayışını yerip CHP’ninkini öven, içinde bolca Atatürk sözcüğü geçen, coşku dolu bir tören ortamına yakışmayan, havayı gereksiz biçimde geren, nezaketten yoksun bir konuşma yapmaz mı? Akpınar konuşmasını bitirmesinin ardından, törenin ev sahibi konumundaki AKP’li Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın yanına geçip oturduğunda Demircan, Akpınar’a dönerek tepkiyle, "Sizin için zaten varsa yoksa Atatürk, başka da bir iş yaptığınız yok" demiş ve ortam daha da gerilmişti. Akpınar, kendi yarattığı gerilimin büyümesi üzerine protokoldeki sandalyesinden kalkıp arka sıralarda bir yere gidip oturmuştu. 2017 yılında bu talihsiz olayın yaşanmasının ardından, sanat danışma kurulu üyesi sıfatıyla KODA’dan kopmuş oldum ama müzik yazarı kimliğimle orkestrayı yakından izlemeye gayret ettim. KODA’nın içinden çıkartılan aynı ölçüde başarılı Saygun Quartet’i de daima takdir ettim, konserlerini takip etmeye çalıştım.
 
Mart 2019’da yapılacak belediye seçimleri öncesinde Hüseyin Mutlu Akpınar partisi tarafından yeniden aday gösterilmedi. Karşıyakalı olmadığım için, bu ilçedeki gelişmeleri yakından takip etmediğimden, haberi ilk duyduğumda çok şaşırmıştım ama Akpınar’ın neden aday gösterilmediğini sorgulamaya giriştiğimde hem şaşırdım hem tedirgin oldum. Şaşırdım çünkü okuduklarım ve duyduklarımdan çıkan sonuç, Akpınar’ın Karşıyaka’da bugüne kadar belediye başkanlığı yapmış siyasiler içinde en beğenilmeyeni/sevilmeyeni olduğu yönündeydi. Başkan, görevde kaldığı süre boyunca, ilçede yaşayan halkın nerdeyse her kesiminden antipati toplamakta adeta rekor kırmıştı. Bir tek iyi yorum yoktu okuduklarım, dinlediklerim arasında. Böylesi de, doğrusu az bulunur bir başarı(sızlık) olsa gerekti!

 
KODA'nın kurucu şefleri Rengim Gökmen ve Hakan Şensoy'du. 

Belki bencilce gelecek ama Başkan Akpınar’ın yeniden aday gösterilmemesinden dolayı aynı zamanda tedirgin de olmuştum. Tedirginliğimin nedenini, bu ülkede yerel yönetimler tarafından yürütülen sanat faaliyetlerini takip edenler daha iyi anlayabilir. Bu ülkede, bir belediye başkanı tarafından başlatılmış bir sanat yatırımının bir sonraki belediye başkanı tarafından sürdürülmesine maalesef her zaman rastlamayız. Ha, ille de hemen rafa kaldırılmaz o yatırım, tepki çekmemek için bir süreliğine devam ettirilebilir ama sureta ettirilir. Yatırım genellikle budanır, kurucu kadro dağıtılır, yerlerine başka kişiler getirilir ama o ilk günlerin coşkusu kalmamıştır. Coşku kalmayınca halkın ilgisi de düşer ve bir süre sonra sürdürmenin bir anlamı kalmadığı düşünülür ve sessiz sedasız kilit vurulur.
 
İşte son satırlarda özetlediğim tablonun başlangıç akorlarını, korkarım ama şu an KODA örneğinde de dinlemekteyiz. Başkan Akpınar’ın sanat alanında en güvendiği insanlardan biri olan ve KODA’yı kuran ekipten olduğunu söylediğim İzmir DOB’un solistlerinden opera sanatçısı Teyfik Rodos, yeni seçilen CHP’li Başkan Op. Dr. Cemil Tugay’a geçen ay istifasını sundu. Rodos, Başkan Tugay’ın göreve gelmesinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen KODA konusunda etkin tavır almaması ve KODA’nın içine girdiği belirsizlik ortamından yılmış ve görevinden ayrılmak istemişti. KODA’nın öncüsü, deneyimli orkestra şefi Rengim Gökmen de Başkan Tugay’a istifasını verdi ama geçen hafta kendisiyle görüştüğümde Başkanlık katından istifasıyla ilgili henüz bir yanıt alamadığını bana iletti.
 

Karşıyaka Belediye Başkanlığı görevini 2019 yılı Mart ayından bu yana Cemil Tugay yürütüyor.

Peki neden böyle oldu? KODA, bu ülkenin ezberini bozamaz mıydı, yani bir önceki başkanın yatırımı olup olmadığına bakılmadan, göreve gelen yeni yönetim tarafından sürdürülemez miydi? Soruya olumlu yanıt verebilmek hayli zor çünkü bu olayın, sanatı aşan geniş siyasi boyutları var. Karşıyaka ilçesinin şimdiki belediye başkanı Cemil Tugay’ın eski başkan Akpınar’ın yaptığı her şeyin üzerini silme, önceki icraatların hiçbirini devam ettirmeme gibi bir siyaset yürüttüğü bilindiğinden, KODA’yla ilgili ataletini anlamak mümkün olabiliyor. Anlamak mümkün ama anlayışla karşılamak mümkün mü? Elbette hayır. Peki Başkan Tugay ne yapmak istiyor? Türkiye’nin son yıllarda ortaya çıkartılmış en iyi oda orkestralarından birini ölüme mi terk edecek? Bu istifalar olayın renginin ne olduğunu, işlerin nasıl bir seyir izleyeceğini korkarım açık seçik söylüyor. Kurucu kadroyla iş görülmek istenmediği ortada. Kanımca, verilebilecek en kötü, en hakkaniyetsiz ve kusura bakılmasın ama en basiretsiz kararlardan biri olur bu çünkü KODA henüz bir bebek ve bu bebeğin onu doğuran kadroyla bir süre daha yoluna devam etmesi, verilecek en doğru karar olur. KODA; istikrar, güven, liyakat, çalışma, dürüstlük gibi önemli değerlerin bir araya gelmesinden oluşan, ülkemizde klasik müzik alanında yerel ölçekte bugüne kadar görülmemiş bir başarı örneğiydi. İsterdik ki, KODA kurucu kadrosu tarafından birkaç yıl daha büyütülsün, deneyimlerinden deneyim katılsın ve bu ekip yurtiçinde ve yurtdışında turneler, kayıtlar yapsın, Karşıyaka’da daha da artmasını umduğumuz klasik müzik etkinliklerinin çekirdeğini oluştursun.
 
Yeni başkanı şahsen tanımıyorum ama Akpınar gibi bir klasik müzik düşkünü olmadığı aşikâr. Şahsen tanıdığım Akpınar klasik müzik sanatını çok sevdiği için KODA gibi bir oluşuma heyecanla kucak açmıştı. ‘Donizetti Ödülleri faciası’ndan ötürü kendisine kırgınım ama bu, KODA’yı kurma vizyonerliği ve müzikseverliği sergilediği için kendisine sanatseverler olarak teşekkür etmemiz gerektiği gerçeğini örtmez. Yeni başkanın eski başkan kadar klasik müziği benimsemediğini düşünmeme rağmen, Karşıyakalı sanatseverlerin sahiplendiğini çok iyi bildiğim KODA’yı dağıtmak, bitirmek gibi bir eyleme asla başvurmayacağını düşünüyorum. Bu güzide topluluk üzerindeki kara bulutları dağıtmak, yaşanan belirsizliği gidermek gerekiyor. Başkan Tugay’ı, KODA hakkında bundan sonraki düşünce ve planlarının ne olduğunu sanat kamuoyuyla en kısa zamanda paylaşmaya davet ediyorum.

Serhan Bali

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20