HABER

Devlet Operası Ellinci, İstanbul Operası Altmışıncı Kuruluş Yıllarını Kutluyor!

08.08.2020


Paylaş:

Farkında mısınız bilmem ama bu yıl Türkiye'de opera sanatının ''devlet tarafından yasayla kurulmuş bir kamu teşkilatı çatısı altında organize biçimde temsil edilmeye başlanmasının'' ellinci yılını kutluyoruz!

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bu yıl elli, genel müdürlüğe bağlı olan İstanbul Devlet ve Opera Balesi Müdürlüğü ise geçmişini çok haklı olarak İstanbul Şehir Operasından itibaren alırsak altmış yaşında! 

Türkiye'de opera ve bale kurumunun kuruluş öyküsünü kısaca hatırlatacak olursak... Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ilkin 1949 yılında 5441 numaralı yasayla kurulan Devlet Tiyatroları teşkilatı içerisinde bir şube olarak tasarlandı. Ama Saygun'un 1934 tarihli Özsoy'unu saymazsak Türkiye'de resmi bir çatı altında düzenli biçimde opera temsilleri verilmesini 1939 yılına kadar götürmemiz mümkün.

1936 yılında Türkiye'ye gelen Carl Ebert’in öncülüğünde Ankara’da Devlet Konservatuvarı’nın Tiyatro ve Opera şubelerine bağlı bir Tatbikat Sahnesi ve bir de Opera Stüdyosu kurulmuş ve Opera Stüdyosu sayesinde Cumhuriyet tarihinde ilk kez yerli sanatçılarla opera temsilleri oynanmasının önü açılmıştı. Tatbikat Sahnesi ve Opera Stüdyosu sonraki yıllarda kurulacak Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesinin prototipleri olacaktı. Hasan Ferid Alnar yönetimindeki Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası ise, Opera Stüdyosunun yerleşik orkestrası olarak Konservatuvarun ilk mezunları olan genç şancıların deneyim kazanma fırsatı buldukları opera temsillerinde görev almaya başladı.

Atatürk’ün ölümünden bir yıl sonra Opera Stüdyosunda sahneye konulan ilk opera, Mozart’ın Bastien ve Bastienne adlı çocukluk eseriydi (1939). Onu bir yıl sonra Puccini’nin Tosca’sından ikinci perde temsili izledi. 1941 yılında ise aynı bestecinin Madama Butterfly operasının yine ikinci perdesinin temsili, Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası eşliğindeki genç opera sanatçılarımız tarafından yapıldı. Butterfly’ı Beethoven’in Fidelio (1942), Mozart’ın Figaro’nun Düğünü (1943) ve Puccini’nin La bohème (1944) operaları takip etti.  


1970 yılına kadar Opera ve Bale Şubesi, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne bağlı olarak yaşamını sürdürdü ta ki o yıl hazırlanan 1309 sayılı kuruluş yasasıyla Ankara'da Devlet Tiyatrolarından bağımsız bir Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü kurulana kadar...
 
İstanbul'da 19 Mart 1960 tarihinde Tepebaşı'nda sonradan yanan (yakılan) tiyatroda sahnelenen Puccini'nin Tosca operası temsiliyle İstanbul Belediyesi'ne bağlı olarak kurulmuş Şehir Operası da 1970 yılında Ankara'daki bu Genel Müdürlük'e bağlandı.
 
Şimdi söyleyin değerli okurlar, dünya üzerinde başka bir opera kurumu daha var mıdır ki aynı yıl içinde hem ellinci hem de almışıncı yaşını kutlasın? İstanbul Devlet Opera ve Balesi işte böylesine özel konuma sahip bir sanat kurumudur. 

Türkiye'de opera ve bale sanatlarının son yıllarda iyice merkezileştirilmesiyle Ankara dışındaki tüm opera-bale müdürlükleri genel müdürlüğe bağlı ve bağımlı birer ''şube'' haline getirildi. Türkiye'deki bu yapılanmanın aşırı merkeziyetçi, sosyalizan anlayışta, köhnemiş bir yapı olduğu aşikâr ama bu yazıda oraya girmeyelim, bir an önce bu alana ademi merkeziyetçi bir yaklaşımın getirilmesini dilemekle yetinelim.

Bu yazımda hem Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün ellinci hem de İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin altmışıncı kuruluş yıldönümlerini sanatseverlere hatırlatmak ve her biri gözbebeğimiz olan bu sanat kurumlarımızın değerli yetkililerine yani tenor Murat Karahan ve bas Suat Arıkan'a şu bunaltıcı yaz sıcağında 3 kısa soru yöneltmek isterim:

Sorular:

Her zaman ele geçmeyecek bu çoklu yıldönümlerinin gereğini yerine getirmek amacıyla bu yıl için hangi yıldönümü etkinlikleri planlamıştınız? (Konser, festival, seminer, kongre, sempozyum, sohbetler, belgesel, kitap, broşür vs.) 
Planlayıp da Covid-19 salgınına kurban giden etkinliklerinizin neler olduklarını öğrenebilir miyiz?
Sonbahar döneminde kısıtlamalarla olsa dahi açılmasını umduğumuz yeni sezonda bu yıldönümlerini kutlamaya dönük bir çabanız, projeniz olacak mı?


Bu vesileyle güzide kurumlarımızın ellinci ve altmışıncı kuruluş yıldönümlerini kutlar, kurumlarımıza ve çalışanlarına sağlıklı, uzun ömürler dilerim.

Serhan Bali

BENZER HABERLER

    1 YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20