SÖYLEŞİ

Emel Özer ve Gülümden Alev Karaman ile "Bu Ne Biçim Mozart'ı konuştuk

09.09.2020


Paylaş:

Keman sanatçısı Emel Akçay Özer ve Devlet Opera ve Balesi dramaturgu Gülümden Alev Karaman ile 2019 yılında hayata geçirdikleri anlatımlı çocuk konseri “Bu Ne Biçim Mozart” hakkında konuştuk…

Çocuklar için düzeyli etkinliklerin, hele de klasik müzik konusundaki çalışmaların azlığından yakınırız hep. Bunları konuşacağız ama önce isminden başlamak istiyorum: “Bu Ne Biçim Mozart!” Gerçekten de sıra dışı bir isim, içinde konsere dair bazı ipuçları var gibi…
Emel Özer: Evet, bizim de amacımız bu zaten. Ben her zaman, başka projelerimde de olduğu gibi yapılmayanı yapmak isterim, farklı olanın peşinden giderim. Bizim Mozart’ımız çocuklar gibi sıra dışı, eğlenceli ve şaşırtıcı hatta biraz da yaramaz. Ben isim annesi olarak “Bu Ne Biçim Mozart!” dedim ve hepimiz bu ismi sevdik. Gerek çocuklar gerek aileleri konserde onunla birlikte gülüp, eğlenirken Mozart’ın bilinen parçalarını keyifle dinliyorlar.

Siz bu eseri yapmaya, alandaki boşluğu gözlemleyerek mi karar verdiniz?
Gülümden Karaman: Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatroları’nın gerçekten çok güzel çocuk oyunları var. Küresel salgın döneminde evlere kapandığımız süre boyunca biz de kızımla tekrar tekrar izleme fırsatı yakaladık. Çocuklar için ne kadar çok etkinlik yapsanız da yerini bulur. Önemli olan kalitesi ve niteliği. Biz Emel’le çocuklar için klasik müziğe dair bir şey yapmak istiyorduk. Fırsat ayağımıza geldi.

Emel Özer: Ankara’da Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi yıllardır pek çok klasik müzik organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. Çocuklar için de klasik müzik konseri yapmak istediler. Tabii tahmin edersiniz klasik müzik konserinin sınırları çocuklar için pek ilgi çekici olmayabilir. Üstelik hedef kitlemizi dört yaş ve üzeri olarak belirlemişken… Biz de Gülümden’le düşündük, güzel müzikleri çocukların kulaklarına kazıyacak şekilde etkili ne yapabiliriz diye. Önce bestecimizi seçtik, Mozart hayatı ve eğlenceli yönleriyle bizim için biçilmiş bir kaftan oldu. Sonra Gülümden kapandı ve yazmaya koyuldu.

Gülümden Karaman: Çocuklar çok dikkatli, zeki ve yaratıcılar. İyi ve güzel olanı hemen diğerlerinden ayırabilecek içgüdüye sahipler. Küçük çocuklar için klasik müzik konseri kurgulamak zor iş. Hem öğrensin hem eğlensin hem katılabilsin hem iz bıraksın hem sıkılmasın. Bu “hem”lerin içinden teatral yanları olan, sürprizlerle dolu bir konser metni çıktı sonunda. Emel, benim buluşlarıma biraz daha eğlence ve bazı yaramazlıklar da ekleyince sonunda “Bu Ne Biçim Mozart!” tam da adına yakışan bir hâle geldi. Konser boyunca miniklerin kesintisiz ilgisi ve kahkahası, ailelerinin de coşkumuza ortak olması amacımıza ulaştığımızın en güzel kanıtı bizim için.

İlk konser ne zaman yapıldı?
Emel Özer: 9 Kasım 2019 tarihinde ev sahibimiz Erimtan Müzesi’nde başladık. “Bu Ne Biçim Mozart!”, “Müzede Müzik Minikler” serisinin ilk bestecisi ve ilk konseri oldu. Konserimiz, müzenin süreli sergisi “Sanatla Oyun: Sunay Akın koleksiyonundan bir seçki” teması içinde gerçekleşti. Harika bir sergiydi, oyuncaklar arasında bestecileri de görmek çocukları oldukça etkiledi, buradan sevgili Sunay Akın’a bir kez daha sevgilerimizi gönderelim.

Konser fotoğraflarından gördüğümüz kadarıyla dönem kıyafetleri ve kocaman peruğuyla bir de Mozart var çocukların arasında.
Gülümden Karaman: Evet, Wolfie, kendi müziklerini duyup bir anda neler oluyor diye bakmaya geliyor ve çocuklar böylece konserin ilk sürpriziyle yüz yüze geliyorlar. Tiyatro sanatçısı genç arkadaşımız Gökhan Kutum, tam hayal ettiğimiz gibi enerjik ve neşeli bir Wolfie oldu.

Emel Özer: Konserde yer alan mini orkestramızın birbirinden değerli üyelerinden de bahsetmemiz gerekli. Sahne üzerinde nasıl daha farklı eğlenceli olur düşüncesini benimsediğimizden her konserde farklı ve doğaçlama yenilikler olabiliyor. Amadeus Mini Orkestrası’nın her üyesi de zevkle bu iş birliğine katıldı.

Sadece Ankara’da mı yapılıyor konser?
Emel Özer: Geçtiğimiz ay ilk turnemizi Mersin’e yaptık. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak açık havada çocuklarla buluştuk. Beklentimizin üzerinde bir etkiyle geçti konser ve bizler de çok mutlu olduk. Hatta ben bir ara Wolfie’yi tantuni ayran siparişi alırken gördüm. Önümüzdeki aylarda içinde bulunduğumuz salgının durumuna göre başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde miniklerle buluşmayı hedefliyoruz.



Çocuklar için klasik müzik konserleri için bir seriden söz ettiniz, biraz anlatır mısınız?
Gülümden Karaman: Bildiğiniz gibi 2020 yılı Beethoven’ın 250. doğum yıldönümü. Bizim de çocuklar için klasik müziğin kapılarını renkli ve eğlenceli şekilde aralama çabamızın ikinci halkasındaki bestecimiz Beethoven oldu. Bu kez konuyu daha farklı biçimde ele almaya çalıştık, eseri izleyicisiyle buluşturmada sona yaklaşmıştık. Hatta 5 Nisan 2020, prömiyer tarihi olarak belirlendi, afiş çalışması yapıldı filan derken maalesef tüm dünyayı derinden etkileyen küresel salgın patlak verdi. Düşünün; Beethoven’ın 250. doğum yıldönümü için dünyada birbirinden özel programlar planlanıyor ve yaşamı boyunca çeşitli sağlık sorunlarıyla boğuşan besteciye kader, belki de son kötü şakasını yine sağlık üzerinden yapıyor. Çağımızın pandemisi de bu yıla denk geliyor, ne ironi ama! Yıl sona ermeden bir kez olsun sahneleyebilirsek ne mutlu bize. Beethoven küçük dostlarıyla doğum günü pastasının mumlarını üflesin istiyorum. Aksi takdirde ilerleyen zamanda oyunun sonunu tekrar yazmam gerekecek.

Emel Özer: Biliyorsunuz Beethoven’ın hayatında, Mozart kadar eğlenceli ve parlatılabilecek pek konu yok. Hatta çoğunlukla üzüntü verici. Buna rağmen, ismi “Hay Aksi Beethoven” olan oyunumuzda o güzelim müzikleri öyle bir işledik ki doğrusu pek sevimli bir iş çıktı ortaya, umarım kısa sürede sizlerle paylaşma şansımız olur.

Bu ne Biçim Mozart’ın sosyal medya hesabındaki bir videoda çocukların yerlerinde oturamayıp sahneye geldikleri görülüyor. Sizin için zor olmalı.
Emel Özer: Bizim de tam olarak istediğimiz bu! Onların en doğal hâlleriyle Mozart’ı tanımaları, müziğini dinlemeleri en doğrusu bize göre. Böylece gerçekten onların müthiş hayal dünyalarına girebiliriz. Rahat olsunlar, bize katılsınlar, sorular sorsunlar ki hiç unutmasınlar. Mozart onlar için sadece okul koridorlarında resmi asılı bir besteci olmasın. Hayatlarının vazgeçilmezi olsun. Eminiz Mozart da öyle isterdi.



“Bu ne biçim Mozart”, “Hay aksi Beethoven”… Bizlerde de hayli merak uyandırdınız doğrusu. Belki de en çok sanatın etkilendiği pandemi dönemi sonrasında seyircilerinizle buluşmanızı dileriz.
“Bu Ne Biçim Mozart!” deyip ilgilenerek, klasik müzik seven okuyucularınızla eserimizi buluşturduğunuz için biz de teşekkür ederiz. Sağlıklı günlerde, sahnelerde bir araya gelmek dileğiyle…

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20