CD-DVD

Her bakımdan etkileyici bir prodüksiyon

01.10.2020


Paylaş:

Francesco Cilea’nın Adriana Lecouvreur operası bestecinin en bilinen ve en sık oynanan operasıdır. Başarısı büyük ölçüde soprano rolündeki sanatçının başarısına bağlıdır. Vokal olarak zorlayıcı bir besteleniş tarzı yoktur. Tiz notalar, ajiliteler, tesitürü yüksek frazlar pek fazla yer almaz. Hatta vokal yazım olarak tenor partisi daha zorlayıcıdır. Fakat Adriana rolünün başka zorlayıcı özellikleri vardır. Her şeyden önce, birinci sınıf bir müzisyen ve birinci sınıf bir aktris gerektirir. İşte bu sebeple birçok ünlü soprano bu rolü kariyerlerinde belli bir yol aldıktan sonra repertuvarlarına alır. Geçtiğimiz yüzyılın iz bırakan Adriana’larından ilk akla gelen isimler Magda Olivero (rolü Francesco Cilea ile beraber çalışma ayrıcalığına sahiptir) Raina Kabaivanska ve Renata Tebaldi’dir. Daha sonra ise Renata Scotto ve Mirella Freni sayılabilir.
 
2010 yılında Covent Garden’da sahnelenen bu Adriana Lecouvreur birçok bakımdan operanın diskografisine önemli bir katkı sağlıyor. Her şeyden önce, sahneleme tam bir reji harikası. David McVicar yine eşsiz bir yaratıya hayat vermiş. Gerçek bir müzisyen rejisör. Her bir müzik cümlesinin, hatta her bir akorun sahne üzerinde bir yansıması var. Hepsi de doğru ve ölçülü buluşlar. Hiçbir müzik boşa gitmiyor, gereksiz hareketlerle veya durağanlıklarla harcanmıyor. Karakter analizleri çok doğru yapılmış, ufacık hareketlerle aslında Maurizio’nun nasıl çıkarcı biri olduğu ve prensesi elde tutmak için nasıl iki yüzlü davrandığı ve mevki hırsı çok zarifçe belli edilmiş.
 
Dekoratör Charles Edwards ve kostüm kreatörü Brigitte Reiffenstuele eseri klasik anlayış içinde ve döneminde düşünmüşler, dekor için muhteşem bir düşünce var. Her dört perdede sahne içinde bir küçük sahne daha var. Böylece birinci perdede Adriana monoloğunu söylerken biz de koltuğumuzdan, sanki onu, onun kulisinden seyrediyoruz. Üçüncü perdede Prenses’in davetinde yine evin içinde bir sahne var, bale dans ederken koro seyirciye sırtı dönük oturup onları seyrediyor. Son perdede Adriana’nın odasındayken geri planda Adriana’nın hayatını adadığı tiyatro sahnesi görünüyor. Adriana öldüğü zaman bütün teatral karakterlerin bu sahneye yavaşça gelip yukarıdan divalarını son bir kez selamlaması operayı büyülü bir finalle sonlandırıyor. Kostümlerin gerek renk gerekse modelleri adeta birinci sınıf bir film işçiliğinde. Işık tasarımcısı Adam Silverman harika bir görsellik sunuyor. Özellikle ikinci perdede Prenses’in evinin camlarına arkadan vuran ay ışığı ve gölge-aydınlık oyunları çok çarpıcı.
 
Adriana rolündeki Angela Gheorghiu rolün gerektirdiği en önemli iki özelliğe fazlasıyla sahip. Son derece güzel müzik cümleleri yapan, söylediği her kelimeye anlam ve ifade katan çok iyi ve inandırıcı bir oyuncu. Canlandırdığı karakter adeta ete-kemiğe bürünüyor. Adriana’nın iki büyük aryasında da frazlara biraz erken girme eğiliminde. “Io son l’umile ancella” aryasının finalindeki La biraz kreşendo-dekreşendo şeklinde olsaydı çok daha etkileyici olabilirdi. Fakat Gheorghiu kuşkusuz 2000’li yılların en etkileyici Adriana’sı.
 
Jonas Kaufmann çok büyük bir oyuncu ve şarkıcı, fakat ne kadar zorlanırsam zorlanayım, onu İtalyan repertuarında dinlerken kulağım bir İtalyan tınısı bulamıyor. Çok sağlam bir vücut kuvvetine ve sese sahip. Sahne üzerinde gerçek bir aktör, en zor frazları bile her türlü rejiyi yaparak üstelik de inandırıcı bir şekilde söyleyebiliyor. İlginç piyanoları var fakat kimi zaman bu tonlar, sanki vücut desteği olmadan ve tınısı olmadan çıkıyor. Tutkulu söyleyişi, mükemmel oyunculuğu ve tiz tonlardaki rahatlığıyla dünya sahnelerinin neden aranan tenorlarından biri olduğunu anlamak hiç de zor değil.
 
Mezzo soprano Olga Borodina dolu dolu bir mezzo sesine sahip. Orta ve pes tonlarda çok sağlam çok tınılı ve çok büyük bir sese sahip fakat belki uzun süredir dünya sahnelerinde olmasından dolayı tiz tonlar aynı büyüklük ve rahatlıkta gelmiyor. Oyunculuğu kimi zaman eleştirilen Borodina burada oldukça güzel nüanslarla dolu bir Prenses karakteri çiziyor.
 
Rossini operalarında seyretmeye alıştığımız Alessandro Corbelli, Michonnet rolünde, engin sahne tecrübesi ve inandırıcı oyunculuğu ile güzel bir seçim olmuş. Belirli bir yaşın üzerinde olmasına rağmen, sesinde bunun en ufak bir belirtisi yok. Özellikle Adriana’ya olan gizli aşkını açık edip etmemek arasındaki kararsızlık sahnesinde gerçekten çok etkileyici.
 
Orkestra şefi Mark Elder solistlerini daima takip ediyor ve dinamik şefliği ile sahne üzerindekilerin tutkulu söyleyişlerine büyük destek oluyor. Covent Garden Orkestrası her zamanki gibi harika.
 
Sınırlı sayıda DVD’si olan bu operanın kesinlikle ilk olarak alınması gereken bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Her bakımdan son derece başarılı ve etkileyici bir prodüksiyon.
 
Francesco Cilea
Adriana Lecouvreur
Mark Elder (şef)
Covent Garden Orkestrası
Decca, 2012
*****

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20