CD-DVD

Emre Yavuz'dan Hem Stile Uygun Hem Kişisel, Heyecan Verici Bir Rachmaninoff

16.10.2020


Paylaş:

Emre Yavuz’un ilk CD’si iddialı; Rachmaninoff’un en çok kaydedilen solo piyano eserlerine ayrılmış; 2 numaralı Piyano Sonatı ile Op.23 Prelüdler. CD’deki sıranın aksine ben kaydı Prelüdler’den dinlemeye başladım ve aslında bunu dinleyiciye tavsiye ederim; Prelüdler’deki özgürlük peşinde koşan tavrını görünce piyanistin, sonattaki disiplini, kendine özgürlük tanırken sadık kaldığı prensipleri farketmek daha da bir çarpıcı oluyor.

Burada (yaratıcı ve içten bir şekilde piyanistin kendisinin yazdığı CD notlarından öğrendiğimiz) bir hususu vurgulamak gerekiyor. Emre Yavuz bu sonatın iki versiyonundan ne 1913 ne 1931’i, ancak iki versiyondaki fikirleri kendi süzgecinden geçirip meydana getirdiği özgün bir versiyonunu çalıyor. Yani bu haliyle hiç duymadığınız bir Rachmaninoff 2. Sonat… Bu özgün tavır beraberinde farklı piyanistik tavırlar getirmişse de Emre Yavuz, özellikle ilk bölümde sonatın temel taşlarında disiplini muhafaza etmiş. Sonatın yapısını meydana getiren, tempo ilişkilerini ve piyanonun orkestral bir ifade biçimiyle kullanıldığı kısımlarla, artikülasyon ve cümlelerin daha rafine bir piyanistik tavırla ortaya çıktığı yerleri güzel ayrıştırmış. Eser boyunca Emre Yavuz’un bu ayrıştırma ve bütünleştirmenin zorluğunun altından kusursuz kalktığını görüyoruz ve bunda en büyük imkan da, çok severek çaldığı belli olan, daha dingin, yumuşak pasajlardaki yoğun konsantrasyon. Buralarda aradığı renkler ile öteki bir Rachmaninoff bulma çabası ve besteciyi virtüozca bir konvansiyonellik içinden çıkartması isteği, kaydın en zengin yönü. Bu sayede eserin, ilk bölümle tematik bağlar kurduğu kadar kendi içinde de zıtlıklara doru yönelmekten beslenen, son bölümü ayakta duruyor. Eserleri dinlerken muhakkak piyanistin notlarını okumalı…
 
Bu notlar özellikle prelüdlerde daha da fikir verici ve kişisel. Ne boyutta olduğunu yazmayarak biraz da okuyucu ve dinleyiciye sürpriz olmasını istiyorum ama sanatçının eserlere dair açıklayıcı değil de kendini ruhunu açan bu istisnai tavrını değerli buluyorum… Bestecinin Op.23 serisinden ilk prelüd, orta seslere verilen önem ve ön plana çıkartmasıyla kendini gösteriyor. Kıyaslamak için İdil Biret’in üst seslerdeki melodi ile baslar arasındaki zıtlık üzerine kurulu ve orta sesleri daha perdelediği yorumuna bakabilirsiniz. Emre Yavuz, tabii ki, melodiyi duyuruyor, ki zaten melodi kendini duyurur, parçanın ilk yarısına yaklaşana kadar orta sesleri öyle güzel vurguluyor ki, daha sonra saklamaya başladığında da onları dinlemeye devam etmiş buluyoruz kendimizi. İlk parçadaki yegane ff zirvesine giderken duyduğumuz kreşendo tutkulu… Op.23 No.2 bana hep performans geleneği çok oturmuş bir parça olarak gelir; çok az piyanist farklılaşıyor. Yavuz da bu gelenekselleşmiş performanstan uzaklaşmamayı tercih etmiş bence. Ashkenazy’nin kaydıyla yapacağınız bir kıyaslama, özellikle marcato pasajların dengesi, maestoso dozu ve bu parça bakımından piyanistin teknik gücünün çok üst düzeyde olduğunu gösterebilmesi yönlerinden başarılı. Emre Yavuz’un buradaki performansı her körleme testte her büyük piyanistle yarışır… 3. Prelüd’de Yavuz Tempo di menuetto ve bir dörtlüğe 66 metronom talimatını esneterek esere başlamayı tercih edince ortaya daha virtüozca ve çok yüksek tamperemanlı bir prelüd çıkmış. Fakat burada Yavuz orjinal bir hikaye yazıyor ve prelüdün ortasındaki un poco piu mosso kısmını bitirip baştaki tempoya dönerken, biraz oyuncu biraz teatral bir geçişle birden olması gereken tempoya iniyor. Parçaya müthiş bir canlılık katmış bu tercih; staccato pasajları, vurguları, daha önce dinlediğimize benzer tüm malzemeyi farklı bir zaman diliminde duyuyoruz adeta dönüşte… Çok güzel bir cantabile ile çaldığı Op.23 No.4’te bir kez daha taşkın ve tutkulu Yavuz. Bir açıdan, Lugansky’nin kaydında olduğu gibi, duymak istediğim dimuniendo’lar ve nüansların o tutkunun içinde kaybolduğunu düşünüyorum, bir açıdan da son sayfadaki benzersiz dinginliğe ulaşıp parçanın bitişindeki farklı ses dünyasını yaratmanın bir ödünü gibi geliyor, ilk sayfalardaki tavır. Parçanın. Sonlarında sağ eldeki akorların devamındaki tiz notalarla yarattığı hıçkırma hissi Yavuz’un tınısında kusursuz… Op.23 No.5, serinin en ünlü prelüdü, bestecinin Alla marcia yani “marş gibi” tanımlaması sayesinde, haklı olarak, sayısız değişik yoruma açık ve marşı nasıl yorumlayacağınıza göre tüm parçanın anlamı şekilleniyor. Yavuz burada da şaşırtmayı seviyor; tam ve gösterişli bir “Alla Horowitz” girişten sonra marşın temposunu çekiyor, nüanslarda kendini özgürleştiriyor, parçanın orta bölümünde (Richter’in daha içe dönük yaklaşımının zıttına) oldukça lirik ama sesini duyuran bir romantizmle zıtlık arıyor. Marş geri döndüğünde, bir marşlar serisi kadar özgür tempolarla çalınıyor. Bu prelüdün içinde birden çok marş var ve Emre Yavuz’un cesareti takdire şayan… Op.23 No.6 adeta pastoral bir lirizmle, partilerin ayrıştığı, kavuştuğu ve çok güzel belirginleştiği bir örnek. Yavuz bu tarz Rachmaninoff’u daha da severek, ön plana çıkartıyor, bu da serinin güzel bir denge bulmasını sağlıyor zira 5. Prelüd akabinde bunu duyurabilmek güç… Op.23 No.7 CD’deki en güzel çalınmış prelüd bence; onaltılık notaların akışkanlığı ile içinden çıkan sürpriz patlamaların dengesi, sürpriz nüanslar ile Emre Yavuz’un tamperemanının yüksek ve olumlu anlamda çekici olduğu parçaların en başında. Prelüdde ruhsal bir fırtınanın her hali mevcut… Tıpkı No.6 gibi, 8. prelüd de, serinin daha gösterişsiz örneklerinden ve Yavuz’un bunlara vermiş olduğu önem dikkat çekici. Burada özellikle Rachmaninoff’taki sessiz anların parçanın şiirsel mantığını ve kurgusunu nasıl canlandırdığını gösterebilmesi açısından Yavuz’u övmek lazım. 9. Prelüd piyanistin teknik becerisini kendinden emin, ikna edici şekilde ortaya koyduğu, CD’nin en virtüoz dakikaları. Zor olanı kolay gösterişi kadar, virtüozite için şiirsellikten ödün vermeyişi de şahane… Rachmaninoff’un Op.23 Prelüdler serisinin sonuncusu, polifonisi, Rachmaninoff virtüozitesine uzaklığı ve Emre Yavuz’un aradığı renklere, tonlara izin verişiyle, CD’ye harikulade bir final imkanı ve. Yavuz da bunu kaçırmamış. Alabildiğine özgür, esnek ve aslına sadık bir icra…
 
İdil Biret ve Gülsin Onay’dan sonra ilk kez bu kadar güzel Rachmaninoff çalan bir piyanistimiz var; kaçırılmamalı bu CD…

Rachmaninoff
Piyano Sonatı No. 2, Op. 23 Prelüdler
*****

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20