MAKALE

An die ferne Geliebte

26.01.2021


Paylaş:

1812 yılında Beethoven’ın sağlığı kötüye gitmektedir. 6-7 Temmuz tarihlerinde, yatağından, gerçekleştiremediği arzularını yansıtan, tutku dolu üç mektup yazar. “Ölümsüz Sevgiliye” hitap eden bu çok özel mektuplar, dev bestecinin ölümünden sonra, 1827’de başucundaki komodinde bulunmuş; mektupların yönlendirildiği gizemli kişinin kimliği uzun yıllar müzik bilimcilerinin merak kaynağı, araştırma nedeni olmuştur.

“Ölümsüz Sevgili”nin (Unsterbliche Geliebte) besteciyle dostluğun ötesinde, duygusal bir yakınlığın oluştuğu, ancak sınıfsal fark ve ailevi sorumluluklar nedeniyle, Beethoven’la evlenmesi mümkün olmayan Kontes Josephine von Brunswick olduğu üzerinde çok durulmuştur. Bu tarihten dört yıl sonra, büyük besteci, yine ölümsüz sevgiliyi çağrıştıran bir başlıkla, bir sanat şarkısı dizisi bestelemiştir: An die ferne Geliebte (Uzaktaki Sevgili).

Beethoven’ın 1816 yılı baharında bestelediği, altı lied’den oluşan Op.98, An die ferne Geliebte dizisi bir büyük besteci tarafından yaratılan ve model olarak alınan ilk şarkı dizisi olarak nitelendirilir. Diğer bir ifadeyle Beethoven ilk kez altı bağımsız şarkıyı (lied) bütünleştirmek suretiyle bir araya getirmiş; ilk şarkının temasını sonuncu şarkıda yeniden ele alarak, bir bütünlük içinde, dairesel bir yapı oluşturmuştu. Büyük besteci “Liederkreis” olarak adlandırdığı diziyi dostu, destekçisi Prens Lobkowitz’e ithaf etmişti. Besteci bu eseriyle Romantik dönemin en parlak günlerinde Schumann, Schubert gibi büyük sanat şarkısı bestecileri için mihenk taşı, model olması bakımından da önemlidir.



Uzaktaki Sevgili şarkı dizisinin metin yazarı Alois Isidor Jeitteles (1794-1858) Brno (Çekya) kentinde doğmuş, felsefe ve tıp okumuş bir doktor, gazeteci ve yazardı. Beethoven ile ne zaman, nasıl tanıştıkları bilinmezler arasındadır, bu konuda farklı bilgiler vardır. Her hâlükârda, 1815 yılında, 21 yaşındaki genç doktorun kaleme aldığı altı şiirin konu ve içerikleri bakımından Beethoven’ın beğenisini kazandığı ve bestecinin onları kısa sürede notaya döktüğü görülmektedir.

Birkaç şarkının bir araya getirilerek şarkı dizisi oluşturulması yeni değildi; yeni olan, seçili şiirlerin birbirlerine bağlanarak kaynaştırılması ve müzikal bir söylev içinde, bir form bütünlüğüne ulaştırılmış olmasıydı. Şarkılar birbirine bağlı olduğundan ara verilmez, aralarında sabit bir melodik ilişki bulunur. Altı şiir de sevgiliden uzak kalan bir aşığın gönül penceresinden dışa aktardığı duyguları ve onu sevgiliden ayıran ne ise, bunu bertaraf etme gayretini, tek bölümlük anlatımla, harika biçimde yansıtır.

İlk şiir, aşığın bir tepeden uzaktaki sevgilisini ve aralarındaki mesafeyi düşünürken, özlemini anlatarak başlar. Lied’in temposu yavaştır, özlem doludur. İkinci şiirde aşığın düşünceleri bulunmak istediği başka yerlere kayar; neticede, sevgilinin olduğu yerde olmanın arzusu dile getirilir. Üçüncü lied şarkı dizisinin en hafif, en hızlı tempolu bölümüdür. “Yükseklerdeki bulutların”, “mırıldayan dere”nin, “uzaktaki sevgiliye” aşığın mesajını iletmeleri istenir. Sonra sonbaharın gelmesiyle aşığın acısı yenilenir, tempo da yavaşlar. Dördüncü şarkı kısadır, doğa hâkimdir; canlı tempodadır. Dizinin en kısa olanıdır. Beşinciye gelindiğinde tempo daha da hızlanır, “kış aylarının ayırdığı çiftleri mayıs ayı birleştirir” ama ne yazık ki, bu çift için ilkbahar yoktur. Altıncı şarkının ilk bölümü birinci şarkıya dönüştür; böylece şarkı dizisi ya da döngüsü zarifçe tamamlanır. İlk lied’deki melodiyle başlayan altıncı lied önce sakindir; melodi üç ve dördüncü kıtada tekrarlanır, âşık bağrından kopan şarkıları sevgiliye gönderirken, tempo hızlanır. Umudu vardır, “söylediği şarkılar onları ayıranın silinerek kaybolmasını sağlayacaktır.” Son şarkı dizisi ilk şarkıyla aynı tondadır (Do Majör) ve ilk şarkının melodisinden oluşan kodayla sona erer.

Şarkı dizisinde bir önemli nokta da Beethoven’ın eşliğe verdiği önemdir; piyanist aktif bir partnerdir, yorumcuyla düet yapan bir partner. Piyano eşliği genelde homofoniktir; ama ritmik ve yapısal çeşitlilik de kullanılmıştır. Geleneksel bir armoni yapısına sahiptir; büyük bestecinin son döneminden beklenebilecek bir sürprizle karşılaşılmaz. Her bir şarkı birbirine, farklı uzunluktaki notalar grubu eşliğinde bağlanır.

Genelde Beethoven’ın vokal bestelerinin zor olduklarına dair görüşler vardır. Lakin bu iddia daha çok sesin orkestra içinde kullanıldığı Missa Solemnis ve Korolu Senfoni için geçerli olabilir. Bu şarkı dizisi içinse aksini söylemek mümkündür. Sesin sınırlarını ölçmek için değil, hem yorumcunun hem de eşlikçinin yorum olanaklarını gösterebilecekleri şekilde tasarlanmıştır. Erkek sesi için bestelenmiş olan An die ferne Geliebte dizisi yorumlanırken özel bir duygusallık ve heyecan gerektirir. Beethoven çoğunlukla aşk şiirlerinden etkilenmişti; bugün en çok söylenenler de onlardır.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20