SÖYLEŞİ

Müziğin dünyayı iyileştirdiğini düşünüyorum

12.02.2021


Paylaş:

Bugüne kadar altı uluslararası yarışmada dört birincilik ve iki üçüncülük ödülü alan 11 yaşındaki yetenekli piyanist İlyun Bürkev’le henüz başlarında olduğu müzik yolculuğunun uğrak noktalarını ve geleceğe yönelik planlarını konuştuk.
 
Bize piyanoya başlama hikâyenden ve bugüne kadarki eğitim hayatında yanında olan hocalarından bahseder misin?
Piyano çalmaya üç buçuk yaşında başladım. Annem bana hamileyken piyano dersleri almaya başlamış, bu nedenle evimizden piyano hiç eksik olmadı. Ailem piyanoya olan ilgimi fark edince Kıymet Berrak’tan dersler almaya başladım. Sekiz yaşıma geldiğimde ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’na yarı zamanlı olarak Prof. Burcu Aktaş Urgun’un öğrencisi olarak kabul edildim. 5. sınıftan itibaren tam zamanlı olarak öğrenimime devam ediyorum. Şu an 7. sınıf öğrencisiyim. Eğitim hayatımda yanımda olan hocalarım; başta beni yetiştiren okulumdaki canım öğretmenim Prof. Burcu Aktaş Urgun, Devlet Sanatçısı sevgili hocam Gülsin Onay ve Salzburug Mozarteum Üniversitesi’nden Prof. Gereon Kleiner’dir.
 
Gülsin Onay’la tanışma ve aranızdaki bu derin bağın oluşma süreci nasıl gelişti?
Gülsin Onay hocamla tanışmamız bundan bir buçuk yıl önce, Mart 2019’da Bilim Sanat Köşkü’nde yapılan ustalık sınıfı çalışmaları sırasında oldu. Sonraki derslerimizde ise aramızdaki bağ kuvvetlendi. Gülsin Onay hem müziği hem kişiliği hem de sanatıyla benim için tam bir rol model. Bana olan desteği, sevgisi ve bana kattıkları benim için çok değerli. Sevgili hocamdan bir sanatçının nasıl olması gerektiğini her yönüyle öğreniyorum. Kendisiyle geçirdiğimiz günlerde enerjisi, yaratıcılığı, alçak gönüllüğü, insan sevgisi ve müzikteki eşsiz yorumu beni adeta bir rüyada hissettiriyor.
 
Ustalık sınıfı çalışmalarının ve yarışma başarılarının piyanodaki yolculuğunda sana nasıl katkılar sağladığını düşünüyorsun?
Gerek yurt içi gerekse yurt dışında katılma fırsatı bulduğum ustalık sınıfı çalışmaları bana birçok farklı bakış açısını tecrübe etme imkânı sağladı. Müziğin evrenselliğini ve değişik kültürlerin müzikte birleştiğini görmem beni müziğe daha çok tutkuyla bağladı.
 
Yarışmalar ise beni çok motive ediyor ve heyecanlandırıyor. Ayrıca yarışmalara katılmak oldukça keyifli. En son Granada’da katıldığım Maria Herrero Uluslararası Piyano Yarışması’nda kendi yaş kategorimde birincilik ve tüm yaş kategorilerinde en iyi müzikalite ödülünü aldım. Orada yaşadıklarım ve bana kattıkları çok değerli. Bugüne kadar altı uluslararası yarışmada dört birincilik ve iki üçüncülük ödülü aldım. Ayrıca Ocak 2020’de Değer Zirvesi’nde “Sanatta İlham Veren Genç Yetenek” ödülüne layık görüldüm. Bu yarışma başarılarında, sürekli çalıştığım hocalarımın ve ustalık sınıflarında çalışma fırsatı bulduğum hocaların desteklerinin elbette büyük rolü var.
 
Feldkirch Konservatuvarı’ndan sevgili hocam Yunus Kaya, Salzburg Mozerteum’dan Prof. Andreas Weber ve müzik teorisi ve armoni alanında Sayın Nail Yavuzoğlu’ya piyano eğitimim süresince bana sağladıkları katkılardan ötürü teşekkür borçluyum.
 
Ekim 2019'da Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ile verdiğin ilk orkestralı konserinde neler hissettin? Konserler sanatsal gelişimine nasıl katkı sağlıyor?
Mozart’ın Fa Majör Piyano Konçertosu’nu çaldığım bu konserimde 11 yaşıma yeni girmiştim. Mozart bu eseri 11 yaşında bestelemiş. Eseri Mozart’ı bestelediği yaşta icra ediyor olmak beni çok duygulandırdı ve heyecanlandırdı. Benim için unutulmaz bir konserdi.
 
Konserler küçük yaşımda sahne tecrübesi kazanmamı sağlıyor. Dinleyiciyle aramdaki aktif bağın yaşattığı his çok güzel.
 
Geçtiğimiz yaz katıldığın Gümüşlük Festivali ile ilgili izlenimlerin ve kazanımların ne?
Öncelikle orada değerli sanatçılar Gülsin Onay, Gökhan Aybulus ve Jean Marc Luisada ile birlikte yaptığım çalışmalar benim için çok faydalı oldu. Bununla birlikte, çok kıymetli arkadaşlıklar edindim. O doğal atmosferin içinde olmak, birçok konsere, açık hava sinemalarına ve sergilere katılmak çok güzeldi. Müzik ve sanatın buluştuğu bu özel ortamların içsel gelişimime büyük katkı sağladığını hissediyorum.
 
Salzburg Mozarteum Konservatuvarı’yla olan ilişkin nasıl başladı? Prof. Gereon Kleiner ile çalışmak sana ne kazandırıyor?
İki yıl önce Salzburg Yaz Okulu’na başvurup kayıtlarımı gönderdiğimde, Young Excellence Intensiv Course’a seçildim ve bu süreçte Prof. Gereon Kleiner ile tanışıp çalışma imkânım oldu. Dünyanın sayılı seçkin konservatuvarlarından biri olan Mozarteum’da Prof. Gereon Kleiner’ın yanı sıra Pof. Andreas Weber ile de düzenli ustalık sınıfı çalışmalarına başladım. Bu sayede, büyük bestecilerin eserlerini yorumlamada teknik, müzikalite, yorum çeşitliliği ve bestecinin müzik karakterini anlamak konusunda yol kat ettim.
 
Müzik senin için ne ifade ediyor?
Öncelikle müziğin dünyayı iyileştirdiğini, insanların kalbine dokunduğunu ve onları birleştiren bir güç olduğunu düşünüyorum. Hangi dil konuşulursa konuşulsun ya da dünyanın neresinde yaşanıyorsa yaşansın, müziğin ortak dil ve birleştirici güç olduğuna inanıyorum. Müzik dünyayı değiştirebilir çünkü insanları iyileştirir ve iyilikte birleştirir. Ben böyle özel bir sanat dalının parçası olup ona hizmet etmekten çok mutluyum.
 
Aynı zamanda beste yapmayı da çok seviyorum. Hope For Future adlı, geleceğe umutla baktığım ve bu duyguları dinleyiciyle paylaşmak istediğim bir bestem var.
 
Gelecekte bir konser piyanisti olmanın yanı sıra, bir orkestra kurup ülkemi tüm dünyada başarıyla temsil etmek istiyorum.
 
Son olarak, başarımın yalnız bana ait olmadığını çok iyi biliyorum. Hikâyemde başarıya giden yolun bir takım çalışmasından geçtiğine inanıyorum. Başta sevgili aileme, değerli okulumun rektörü Handan İnci’ye, eğitimimi inşa eden sevgili öğretmenim Prof. Burcu Aktaş Urgun’a ve tanışma, çalışma ve hayatında olma şansına sahip olmanın mutluluğunu yaşadığım Gülsin Onay hocama tüm destekleri için çok teşekkür ediyorum.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20