Hi-Fi Cihaz

'Yüksek sadakat' ya da kısa tabiriyle Hi-Fi

07.03.2021


Paylaş:

Bu ay ürün incelemeleri yapmak yerine, kalbimde her zaman çok ayrı bir yeri olan elektrostatiğin babası Peter Walker'ı da anarak, satırlarımı okuyanlara naçizane bir farkındalık sunmak isterim.

 

19 yıl önce frekanslar, ses ve kayıt teknolojileri eğitimi almaya başladığım zaman, henüz elektrostatik kavramının neyi ifade ettiğini bilmiyordum. Frekanslar konusunda derinleşmeye başlayıp, analog kayıt matematiği üzerine çalıştıkça, tüm ses cihazlarının topolojileri de ilgimi çeker olmuş ve kimileri için sadece bir cihaz olan bu şeylerin aslında üreten kişilerin bilinçlerindeki formlar olduğunu yavaş yavaş idrak etmeye başlamıştım. Her bir cihaz aslında bizim bir prototipimiz gibiydi... 

 

O günlerde gençliğin verdiği büyük heyecanla adeta sünger gibi bilgi emiyor, idolüm olan yurt dışındaki ustalarla çalıştıkça, sanki gökyüzünden müzik yayını yapacak bir güçle doluyordum. Analog kayıtlar yapmaya başlamıştım ama kendi ülkemde hiç kimse beni anlamıyordu. Amacımın kendimi anlatmak değil de, kendimi ve evreni anlamak olduğunu ise çok uzun yıllar sonra idrak edecektim. 

 

Norveç'te yaptığım bir analog kayıttan yeni İstanbul'a dönmüştüm, yaptığım kaydın her sekansı hafızamdaydı, niyetim ise dünyanın en iyi analog stüdyolarından birinde yaptığım bu kaydı, kayıt esnasındaki haliyle dinleyebilmekti -ki rüzgarın yönü bir anda İzmir'e doğru esti ve kendimi kadim dostum Hakan Burkut'un evinde QUAD'lardan oluşan sistemindeki QUAD ESL 988'lerden kaydımı dinlerken buldum. İşte buydu! Markanın “Bir hayat değişikliği tecrübesi” olan mottosu gibi, cihazların tertemiz sinyal yoluyla adeta yeni bir bilinç durumuna geçmiştim.

 

Ertesi gün arkadaşımız İzzet Kohen'in evinde yine tamamen QUAD'lardan oluşan bir sistem ve QUAD ESL 909'ları dinlediğimde ise hiçbir şey düşünemez hale gelmiştim. Çok doğru çalıyorlardı. Tedrisat uzundu, daha çalışacak çok dersim vardı. Dersler uygulamalı olmalıydı, aynı yıl evdeki tüm tesisat QUAD olarak transforme oldu ve evin baş köşesine gelen QUAD 2805'ler çalıştığında Peter Walker'ın şu sözünü anlamaya başladım. “Bir güç amplifikatöründen çıkış sinyali üretmek, giriş sinyalinden sadece büyüklük olarak farklı olmalı. Bu nedenle her devre tasarımcısı için çıktının bir kısmını almak, bir hata sinyali türetmek ve onu girişle karşılaştırmak basit bir mesele olmalıdır. Amplifikatörün distorsiyonunu tamamen iptal etmek için, daha sonra sadece hata sinyalini yükseltmek ve çıktıya doğru genlikte eklemek gerekir. Mükemmel bir amplifikatör, kazançlı düz bir kablodur.”

 

Peter Walker, geleneksel hoparlör tasarımından farklı bir yaklaşımla ürettiği elektrostatik hoparlörler için “Teorik olarak bir hoparlör havayla yakın temas halinde olmalıdır, sıradan hoparlörler ve yapılarıysa buna müsait değildir” der. Koni tipi sürücüler ve manyetik alanda hareket eden sarımlara sahip olan hoparlörler kendi klasmanlarında hala bir yarış içindeler... Oysa, elektrostatik hoparlörlerde ses üretimini insan saçının onda biri inceliğinde çok hafif bir diyafram üstlenmektedir. İletken materyalle kaplı olan bu diyafram eksi yüklüdür ve artı yüklü iki sabit elektrot arasında gerili bir şekilde durmaktadır. Ses sinyalinin dalga formunun çıkış ve inişlerinde elektrotlardaki yükün boyutu değişmektedir. Yükün boyutu değiştikçe, diyafram elektrotlara yaklaşıp uzaklaşır. Diyaframın bu hareketi sonucunda ses üretimi gerçekleşir. ESL sistemiyle patentli bir çözüm sunan QUAD, elektrostatik hoparlörlerin performansını artırmak ve sesin dairesel dağılımını sağlamak için, büyük bir elektrot yerine ortak merkezli halka şeklinde birkaç elektrot kullanmaktadır. 

 

Madem konumuz elektrostatik üzerine, o zaman takdirle takip ettiğim ve iki ayrı model kulaklığını kullandığım Audeze firmasını da anmadan geçmeyelim. Oldukça ince (insan saçından bile ince) filmden oluşan sürücü malzemeleri, güçlü özel mıknatıslarla düzlemsel manyetik kulaklıklar üreten Audeze'yi gerçekten ayakta alkışlamak gerek! Koni tipi sürücülerde bulunan pek çok sınırlamanın üstesinden gelen bu kulaklıkları hiç bir mübalağaya gerek duymadan, büyük bir gönül rahatlığıyla tüm müzikseverlerin dinlemesi gerektiğini söyleyebilirim.
 


Sese duyduğumuz “yüksek sadakat” kısa tabiriyle Hi-Fi, aslında her bireyin hem bilincinde, hem müzik dinleme eyleminde kendini bulduğu, ustaların çalışmalarından feyz alarak dönüşüm sağlayan, kuantum aleminde form bulmuş cihazlar vasıtasıyla kendinden kendine yaptığı bir yolculuk... Ses, ışık, renk, frekanslar, dalga boyları, matematik, geometri, fizik, astrofizik, ekleyebileceğiniz ne varsa içinde barından, aslında bir müzik olan hayatın doğal özüne sadakat!

 

Bu kadar kalpten sözlere ne gerek var derseniz, ya henüz bu yolculuğun farkında değil ya da odyofil dünyasında olan biteni sadece cihaz alım satımı olarak değerlendiriyor olabilirsiniz. 

 

Başlamanız için tam vakti şimdi belki!

BENZER HABERLER

    1 YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20